AK Parti ile MHP’nin gündeme taşıdığı yeni infaz sistemi doğrultusunda Adalet Bakanlığı bir eylem planı oluşturdu. Plan kapsamında ceza infaz yapısında değişikliğe gidilerek suç, yaptırım ve infaz arasındaki dengenin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Eylem planında yer alan takvim doğrultusunda, önümüzdeki iki yıl içinde atılacak adımlarla ceza mevzuatı toplumsal ihtiyaçlar esas alınarak yeniden düzenlenecek. Bu süreçte kısa süreli hapis cezalarına alternatif yaptırımların daha etkin uygulanması sağlanacak, söz konusu yaptırımların kapsamı genişletilecek. Ceza adaleti sistemi, özgürlüğü kısıtlayıcı cezalara alternatif yeni yaptırım modelleriyle güçlendirilecek.
Denetimli serbestlik sürecinde hükümlülerin, işlenen suçun niteliğine uygun yükümlülüklere tabi tutulması öngörülürken, maktu oranlı denetimli serbestlik uygulaması da yeniden ele alınacak. Öte yandan ağır hastalığı ya da bedensel engeli nedeniyle bakıma muhtaç tutuklu ve hükümlüler için rehabilitasyon odaklı müstakil ceza infaz kurumlarının oluşturulması planlanıyor.
AF DEĞİL, DENETİMLİ SERBESTLİK
AK Parti kaynakları, kamuoyunda denetimli serbestlik uygulaması ile af düzenlemelerinin birbirine karıştırıldığını belirterek, eğer bir adım atılacaksa bunun af değil, denetimli serbestlikle ilgili düzenleme olacağını kaydetti. AK Parti’nin hukukçu kurmayları “Şu anda suç tiplerine göre kademeli infaz var. Bütün dünyada rehabilitasyon şartlarına uyulması durumunda denetimli serbestlik uygulaması var.
Biz diyoruz ki makul uygulanabilir, toplum içine çıktığında yeniden suç işlemesin diye bir yol izleyelim. Hapiste olan birine de umut verilmesi lazım. 20 yıl ceza alan biri 20 yılı içerde geçirmemeli. Kurallara uyacaksa cezanın bir bölümünü dışarda denetimli serbestlik şartlarında tamamlayabilir. Bunu af veya ceza indirimi olarak göremeyiz. Burada üzerinde durduğumuz konu, denetimli serbestliğe çıkanların yeniden suç işlememesi için atılacak adımlar neler olabilir buna bakıyoruz. Dışarı çıkan, denetimli serbestlik kurallarını ihlal ederse daha çok ceza alacağını bilecek” değerlendirmesini yaptı.
YÜZDE 45’İ YENİDEN SUÇ İŞLİYOR
Adalet Bakanlığı kaynakları ise “İnfaz rejiminde asıl amaç suçluyu topluma kazandırmak, ıslah etmektir. Ancak buna rağmen bütün dünyada cezaevinden çıktıktan sonra suç işleyenlerin yaklaşık yüzde 40’ı-45’i cezaevine geri dönüyor. Bir suç işledikten sonra suç işlemek daha da kolaylaşır. Bu eşik psikolojik bir eşik. Bu sayı Türkiye’de de yaklaşık yüzde 45’ler civarında. Korkunç bir rakam. Bu nedenle infaz rejiminin tüm sistemleri ile yeniden ele alınması gerekir. Bu sadece Adalet Bakanlığının tek başına yapabileceği bir iş değil. Ailenin, toplumun ve devletin hep beraber bu olaya el atması lazım” dedi.





