Söz konusu araştırma, 2025 yılı boyunca “Hanehalkı İşgücü Araştırması” ile eş zamanlı olarak, ilk görüşme yapılan hanelerdeki 18-74 yaş aralığındaki bireylere uygulandı. Çalışma, hem kapsadığı değişkenler hem de uygulama yöntemi bakımından daha önce bu alanda yapılan araştırmalardan ayrılıyor.

Avrupa Birliği ülkeleriyle aynı dönemde yürütülen araştırmayla, bireylerin iş gücüne katılım durumları, bakım yükümlülükleri ve bu sorumlulukların çalışma hayatı ile aile yaşamı üzerindeki etkilerinin belirlenmesi hedeflendi.

Araştırmada bakım sorumluluğu; kişinin aynı evde ya da farklı bir hanede yaşayan, düzenli olarak ilgilendiği 15 yaş altındaki çocukları ve torunları ile 15 yaş ve üzerindeki hasta, engelli çocukları, eşi veya bakıma ihtiyaç duyan yakınlarını kapsıyor.

İstihdamdakilerin yüzde 39’u yalnızca çocuk bakımından sorumlu

Geçen yıl 18-74 yaş grubunda yer alan 59 milyon 127 bin kişinin yüzde 43,1’inin bakım sorumluluğu bulunduğu belirlendi. Bu oran erkeklerde yüzde 40,6, kadınlarda ise yüzde 45,6 olarak kaydedildi.

Aynı yaş grubunda iş gücüne katılma oranı yüzde 58,2 oldu. Bakım sorumluluğu bulunanlarda bu oran yüzde 60,5’e çıkarken, bakım sorumluluğu olmayanlarda yüzde 56,4 seviyesinde gerçekleşti.

Kadınlarda bakım sorumluluğu olanların iş gücüne katılma oranı yüzde 37,8 olarak hesaplanırken, bakım sorumluluğu bulunmayan kadınlarda bu oran yüzde 41,7 oldu. Erkeklerde ise bakım sorumluluğu olanların iş gücüne katılım oranı yüzde 86, olmayanların oranı ise yüzde 70 olarak açıklandı.

2025 yılında 18-74 yaş grubundaki istihdam edilen bireylerin yüzde 39’unun yalnızca çocuk bakım sorumluluğu taşıdığı görüldü. Sadece torun bakımından sorumlu olanların oranı yüzde 2,3, yalnızca yetişkin bakım sorumluluğu bulunanların oranı da yüzde 2,3 olarak belirlendi.

Çocuk ve yetişkin bakımı ya da torun ve yetişkin bakımını birlikte üstlenenlerin oranı ise yüzde 2,1 olarak hesaplandı.

15 yaş altında çocuk bakım sorumluluğu bulunan ve istihdamda olan kişilerin yüzde 14'ü kurumsal bakım merkezini, yüzde 1,6'sı evde ücretli bakımı, yüzde 1,4'ü ise her ikisini birlikte kullandı. Bu kişilerden yüzde 83'ü profesyonel bakım hizmeti almadı.

İstihdamda olup yetişkin bakım sorumluluğu olanların yüzde 17'si evde ücretli bakımı, yüzde 3,6'sı ise kurumsal bakım merkezini kullanırken, yüzde 79,3'ü ise bakım hizmetinden yararlanmadı.

Çocuk bakımını eşiyle yürütenlerin oranı yüzde 50,8

Bakım sorumluluğu olan istihdamdaki fertlerden çocuk bakım hizmeti kullanmayanların yüzde 50,8'i bakımı kendisi veya eşiyle birlikte yürüttü. Bu kişilerden yüzde 19,7'si çocukların kendilerine bakabildiğini belirtirken yüzde 17,6'sı profesyonel bakım hizmeti maliyetinin yüksek olduğunu, yüzde 5,5'i ise bakımı büyükanne, büyükbaba veya diğer yakınlarıyla yürüttüğünü bildirdi.

İstihdamda olup yetişkin bakım hizmeti kullanmayanların yüzde 72,6'sı profesyonel bakım hizmetine ihtiyaç duymadığını ifade etti.

Yetişkin bakım hizmetini kullanmayanların yüzde 17,9'u profesyonel bakım hizmetinin maliyetinin yüksek olduğunu ve yüzde 5,3'ü ulaşılabilecek mesafede bakım hizmetinin veya boş kontenjanın bulunmadığını belirtti.

İstihdamda olup bakım sorumluluğu bulunanların yüzde 70,1'i işi ile bakım sorumluluğunu birlikte yürütürken herhangi bir zorluk yaşamadığını bildirdi.

Zorluk yaşayan 4 milyon 303 bin kişinin yüzde 38,4'ü uzun çalışma saatlerini, yüzde 26,9'u zahmetli ya da yorucu işi ve yüzde 8,9'u ev ile iş arasındaki ulaşımın uzun sürmesini neden olarak gösterdi.

Uzun çalışma saatleri nedeniyle zorluk yaşayan erkeklerin oranı yüzde 39,3 iken bu oran kadınlarda yüzde 36,4 oldu.

Kaynak: Dünya Gazetesi