3 Ekim’de İnegöl’de gerçekleştirilecek olan İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri ilçeye acayip bir hareketlilik getirdi. Bir an kendimi genel seçim havasında gibi hissettim.
Belki de bu tarihe geçecek nitelikte bir seçim olacak.
Bu denli mücadelenin niye verildiğini anlamayanların sayısının çok olduğunu biliyorum.
Mevki makam için mi bu kadar masraf ya da zaman harcanıyor? Yoksa İnegöl için mi?
Biz tek derdin İnegöl olduğunu varsayarak hareket edelim bugün.
Peki neden mi?
Baksanıza projeler havada uçuşuyor.
Vallahi İTSO adayları dediklerini yaparlarsa İnegöl level atlar.
Gerek mevcut Başkan Yavuz Uğurdağ’ın gerekse de diğer Başkan Adayı Nedim İncebay’ın proje toplantılarını izleme şansım oldu.
Her 2 adayda derslerine iyi çalışmış.
İnegöl’de ilk kez gündeme getirilen öneriler var.
Daha önce yapılan çalıştaylarda bile konuşulmamış konulara şahit olduk.
Açıkçası tüm yazılan ve çizilenleri okuduğumda ben bile heyecanlandım.
Bu şehre zaten bir hareket lazımdı. Açıkçası bu açıdan bile baksak seçimi kim kazanırsa kazansın; bu seçimde kazanan İnegöl olacak.
Gelelim diğer kazançlı noktaya…
Bugüne kadar Meclis Üyesi adayları, dostluk ilişkilerine dayanan kişilerden oluşuyordu.
Ama bu kez farklı...
İş dünyasından proje üretecek isimlere ağırlık verilmiş durumda.
Her 2 aday ve şapkadan tavşan çıkar mı diye bekleyip pusuya yatan gizli başkan adayları da Belediye Başkan Adayı gibi ya da milletvekili adayı gibi çalışıyor. Meclis üyeleri de öyle.
2 adaylı seçimlere çok şahit olduk. Önce ki seçimlerde ideolojik ayrışmalar vardı. Bazen siyasi partilerin seçim provasına dönüşüyordu. Ama bu kez dünya görüşleri aynı ama çalışma şekilleri farklı adaylar sahnede.
Kim seçilir bilmem ama İTSO seçimlerinin getirdiği heyecan ve atmosfer yıllarca konuşulacak gibi duruyor. Bize düşen görev adayların verdiği sözleri ne kadar tutup tutmadığını takip etmek olacak.
Yazımı Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın sözleriyle kapatıyorum: “Mevlam Görelim Neyler, Neylerse Güzel Eyler”