Türkiye’nin hangi şehrine giderseniz gidin, “İnegöl denilince aklınıza ne geliyor?” sorusu sorulduğunda gelen cevaplar şaşmaz.

1.Mobilya

2.Köfte

3.Oylat Kaplıcaları ve Mağarası

4.Kurşunlu Travertenleri

İnegöl’de mobilyanın geleceğinin tartışıldığı bir dönemdeyiz. Köftemiz ise tadıyla hâlâ Türkiye’nin en eşsiz lezzetlerinden biri olsa da eskisi kadar dillere destan değil.

Oylat Kaplıcaları ise Oylat Mağarası’nın gölgesinde kaldı.

Şu an herkesin merak ettiği sadece iki yer var.

Biri Kurşunlu Travertenleri, diğeri ise Oylat Mağarası.

MOBİLYADA MODA VAR

Ev mobilyası noktasında İnegöl, Türkiye’nin en önemli üretim merkezi.

Ancak sektör, yüksek genel giderler nedeniyle rekabet sorunu yaşıyor. Kâr oranlarının gün geçtikçe düştüğü mobilya sektörü, kendine bir çıkış yolu arıyor. Eğer kalıcı bir çözüm bulunamazsa ciddi problemlerle karşı karşıya kalınabilir.

Türkiye’de yapılan yüz binlerce toplu konut projesini (TOKİ), kamu ihalelerini, deniz ve kara araçlarında kullanılan mobilyaları öncelik hâline getirmeyen; ülkenin dört bir yanında yapılan otel ve lüks restoranları yeterince keşfedemeyen bir ilçeden bahsediyorum.

İNEGÖL’DE KÖFTECİDEN ÇOK TAVUK DÖNERCİ VAR

İnegöl’le özdeşleşen köftemiz, Türkiye’deki imajını gün geçtikçe kaybediyor. Buna birçok neden sayabiliriz.

İnegöl’de köfteciler çarşısının olmaması…

İnegöl köftesi adıyla zincir marketlerde satılan ürünlerin kalitesiz olması…

İnegöl’de köftecilerin sayısının gün geçtikçe azalması gibi.

Yeterince PR yapılmaması, markalaşma adına çalışmalar yürütülmemesi ve zincir bir marka oluşturulamaması da bu nedenler arasında. Mesela, Köfteci Yusuf gibi bir marka İnegöl’den çıkabilirdi.

BUNA RAĞMEN DEĞERİ ARTANLAR VAR

Mobilya ve köftede yaşanan olumsuz tabloya rağmen İnegöl, bugünlerde iki yapıyla gündemde. Biri Oylat Mağarası, diğeri ise Kurşunlu Travertenleri.

Son zamanlarda sosyal medya fenomenlerinin de etkisiyle bu iki yapı, ilçenin adını sıkça duyurmaya başladı. Hatta Oylat Mağarası, Oylat Kaplıcalarını bile gölgede bıraktı.

Bu durum bizlere şu gerçeği yeniden hatırlatıyor:

Olumsuz tabloyu olumlu hale dönüştürmek o kadar da zor değil. Tanıtım atağı, bu işin en önemli parçalarından biri.

Yapay zekâ ve sosyal medyanın gücünü günümüz koşullarına göre faydalı kullanmak ve İnegöl’ü hareketli bir ticaret merkezine dönüştürmek gerekiyor.

Osmanlı’dan günümüze kadar ulaşan dini mabetler, camiler, hanlar, medreseler, kervansaraylar ve türbeler de bu tanıtım faaliyetlerinin bir parçası olmalı.

Yalancı cennet görünümündeki ormanlarımız, yaylalarımız ve turizm potansiyeli yüksek köylerimiz de İnegöl’ün mobilya ve köfte satışlarını artırabilir. Benden söylemesi…