Değerli okurlarım bu haftaki yazımda sizlere TÜKETİM ÇILGINLIĞI ile merhaba demek istiyorum.

Gerçi bu sütunlardan bu konuya yakın birçok işlediğim konu var, ama ben yine üzülerek belirtmek zorundayım. İsrafın ve tüketimin had safhaya geldiği bir çağda yaşıyoruz. Her ne kadar yersiz tüketimin israf konusu olduğunu anlatsak da, yine bu sütunlardan anlatsak da bu uyarılara kulak veren yok gibi. Ancak insanlarımız bu uyarı ve ikazlara aldırmayıp tüketim çılgınlığını korkunç boyutlara getirmek için ellerinden gelenleri de artlarına koymuyorlar.

Yeni sayılacak ev eşyalarını, halı, kilim, mobilya aksesuarları beyaz eşyalarını gözlerini kırpmadan ya eskiciye veriyor veya ikinci el eşya satıcıların çok cüzzi fiyatla satarak yerine modeli yüksek veya işlevleri çağa uygun ev eşyaları almaktalar. Bakın bu konuyu merak eden varsa şöyle ilçemizdeki ikinci el eşya satıcılarına şöyle bir uğrayın. Çoğu eşyaların neredeyse yepyeni olduğunu göreceksiniz.

Peki, tüketim çılgınlığının nedenleri ve yersiz, ihtiyacı olmadan alışveriş hastalığı olma nedenleri nelerdir?

Tüketim çılgınlığı, bireylerin gerçek ihtiyaçları olmadığı halde sürekli ve aşırı miktarda mal veya hizmet satın alma eğilimi göstermesidir.

Tüketim Çılgınlığının Nedenleri

Duygusal Tatmin: Mutsuzluk, yalnızlık veya stres gibi olumsuz duygularla başa çıkmak için alışverişin anlık bir rahatlama sağlaması.

Reklamlar ve Algı: Reklamların ürünler aracılığıyla insanlara "mutluluk", "başarı" veya "güç" gibi sahte vaatler ve kimlikler sunması.

Kampanyalar ve FOMO: (fırsatları kaçırma korkusu") İndirim günlerinin veya özel kampanyaların "fırsatı kaçırma korkusu" (FOMO) yaratarak gereksiz harcamaları tetiklemesi.

Dide rot Etkisi: Yani, yeni alınan bir eşyanın, diğer eşyaları eski veya uyumsuz göstererek zincirleme bir harcama isteği yaratması.

Bireysel Sorunlar: Artan borç yükü, finansal stres ve geçici mutlulukların ardından gelen derin tatminsizlik.

Çevresel ve Toplumsal Etkiler: Doğal kaynakların hızla tükenmesi, çevre kirliliği ve toplumsal eşitsizliklerin derinleşmesi.

Bütün bu isteğin ve doyumsuzluğun neticesinde ortaya çıkan alışveriş ve tüketim çılgınlığı bir hastalık veya kişinin adeta bir hobisi haline gelmesidir.

İnternet aracılığı ile yapılan alışverişler: Bugün çağımızın vazgeçilmez alışveriş ve tüketim çılgınlığı başında gelen, kredi kartı ile internette yapılan alış veriş harcamaları çoğunluğu temsil etmekte.

Yukarıda sözünü ettiğimiz fırsat ürünlerini kaçırma korkusu ile yapılan harcamaların ihtiyaç olmadığı halde yapılması.

Buna da örnek olarak bazı mağaza ve iş yerlerin yaptığı kampanyalı satışların da tüketim çılgınlığını körüklemektedir.

Neticede yapılan bu ihtiyaç dışı harcamaların sonrasında alınan ürünlerin bir müddet sonra ya bir eskiciye verilmekte veya acımadan çöp konteynerlerine atılmaktadır.

Çağımızın vebası olarak tanımlayacağımız ihtiyaç dışı yapılan harcama çılgınlığının hem ülke ekonomisine ve hem de ailelerin bütçelerine büyük ölçüde zarar vermektedir.

Tüketim çılgınlığı konusunda en başta gelen bireyler kadınlarda görülmektedir. Birinde gördüğü eşya veya ev aletlerini ihtiyacı olmadan:

“Falanca da var, bende neden olmasın?” diyerek yapılan fuzuli harcamalara bir örnektir.

Bütün insanlar kendi ihtiyaçları kadarını tüketmiş olsa, toplumsal kalkınma konusunda önemli bir adım atılmış olur. Gerek temel ihtiyaç maddeleri olan gıda, giyim ve okul harcamaları ile önem kazanmaktadır. Bunların haricinde olan pahalı ve gereksiz eşya ve benzeri maddelerin satın alınması yersiz bir harcama olmuş demektir.

Fuzuli tüketim de dinimizin haram saydığı bir durumdur.

Hoşçakalın.