Bursa İl Başkanı İsmail Kaya ve İnegöl İlçe Başkanı Recep Bayrak ile ilçe yöneticileri karşıladı. Besler İnegöl köftecisine gelen Dervişoğlu, İnegöl Köftesinden vazgeçmedi.
"İNEGÖL'ÜN LOJİSTİK MERKEZİNE İHTİYACI VAR"
Yemeğin ardından bir konuşma yapan Dervişoğlu, İnegöl'ü yakından takip ettiğini belirterek, "Sebebimiz İstanbul üzerinden bir programımız var. Eskişehir’e uğradım. Kamuoyunun gündemini meşgul eden yerde. Belediye Başkanlığı ile ilgili kendisini ziyaret edeceğime dair söz vermiştim. Geçerken de İnegöl’e uğrayalım orada dostlarımızı görelim arzusu taşıdım. Buranın mekanın sahibi zaten bizim rahmetli kurucu ilçe başkanımız. Allah gani gani rahmet eylesin. Ona verilmiş bir sözümüz vardı ve sağlığında gelmek nasip olmadı. Bu vesileyle bu vazifeyi de yerine getirmiş olduk. Gelmişken hem eski ilçe başkanı, hem yeni ilçe başkanımız, çok sevgili belediye başkan adayımız burada. İnegöl’ün sorunlarıyla ilgili zaten kısmi bir bilgiye sahibiz. Dünden bugüne hangi şey daha iyi oldu diye bir fikir alışverişinde bulunduk. Gördük ki İnegöl bundan önceki döneme göre bir adım ileriye gitmemiş. İnegöl önemli bir bölge, bir ticaret merkezi, bir sanayi merkezi, 3 tane Organize Sanayi Bölgesi var ama eksiklikleri de var. Buranın bir lojistik merkezine ihtiyacı olduğunu zaten çok önceden beri söylüyoruz. Ayrıca ihracat kapısı açık bir bölge. Dolayısıyla bir serbest bölge iddiası gerçekleşmeli ve ihracat yapanların önlerini açabilecek ekonomik tedbirlerin alınması lazım. Yenişehir’deki havaalanında aktif hale getirilmesiyle buranın hem ticaret hacminin güçlendirilmesi mümkün olabilecek hem de sorunlarının geride bırakılması adına doğru adımların atılması mümkün olacak. Daha da ilerisi yerel sorunları da ifade ettiler. Arkadaşlarımız son derece aktif bir çalışma temposu içerisindeler. Köy ziyaretleri yapıyorlar işte ilçe merkezinde olup biten problemlerle ilgili sıkıntılara muttali olmak üzere güçlü bir çalışma performansı sergiliyorlar. Yerel yönetimler açısından İnegöl Belediyesi ile Bursa Büyükşehir Belediyesi arasındaki uyumsuzluğun her geçen gün arttığını ifade ettiler. Burada bir senkronize çalışmaya ihtiyaç duyulduğunu ve bunun sonuçlarının da vatandaşa olumlu bir biçimde yansıtabilmesi için doğru adımların atılması gerektiğini işaret ettiler. Yanımda ekonomiden sorumlu genel başkan yardımcımız var. Medya tanıtımdan sorumlu genel başkan yardımcımız var. Kurumsal ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcımız var. Aynı zamanda genel sekreterimiz var. Bizlerle birlikte tabii habersiz bir ziyaret olmasına rağmen Sayın il başkanımız da duymuş ve refakat etmek için bize gelmişler. Sağ olsunlar kendilerine de çok teşekkür ediyorum. İnegöl’ün bilgileriyle Bursa’nın bilgilerini de birleştirecek bir değerlendirme yapma imkanını bulduk. Türkiye’nin bütün yörelerine ziyarete gittiğimizde ağırlıklı bir biçimde sivil toplum örgütlerinden o kentin durumuyla ilgili kapsayıcı bilgiler alıyoruz ve her yer için ayrı bir projenin oluşturulması adına da kalkınma politikaları başkanlığımız nezdinde önemli çalışmaları sürdürüyoruz" dedi.
"İNEGÖL İL OLMAYI HAK EDİYOR"
Dervişoğlu, "Tek bir konu olmaktan çıktı şöyle çıktı, biliyorsunuz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle idare ediliyoruz. Geçmiş dönemlerde de İnegöl’ün il yapılmasına dair önemli söylemler geliştirilmiştir. Ama hak ediyor olmasına rağmen İnegöl o hakkı bir türlü alamamıştı. Aslına bakarsanız Sayın Cumhurbaşkanının bir imzasına bakabilecek bir durum bu. Dolayısıyla bu sorulara ülkeyi yönetme makamına geldikten sonra cevap vermeyi tercih ederim" dedi.
"BU DURUMDAN RAHATSIZIM"
Başkan Dervişoğlu, "Sizler gibi ben de bu olup bitenlerden son derece muzdaribim. Siyaset müessesesini ve siyasetçiyi aşağıya çeken ve onların itibarına zarar veren bir takım olaylar geride bıraktığımız günler içinde sıklıkla kendini hissettirmeye başladı. Siyasetin bütün sorunları çözecek mekanizma olması münasebetiyle siyasetçiye sahip çıkabilecek saygınlığın oluşması lazım ve siyasetçi kendi saygınlığına zarar verecek yanlış adımları atmaktan da uzak durması lazım. Vatandaşlarımız Türkiye Büyük Millet Meclis’inde olup biten olaylara bakınca zaten aşınmış olan siyaset müessesine güven daha da aşağıya doğru geliyor ve onun için gittiğim her yerde söylüyorum. ‘Demokrasinin fazileti, faziletleri siyasetçiler sayesinde değer kazanır’. O sebeple siyaset yapan kişi ne yapması gerektiğini bildiği kadar ne yapmaması gerektiğini de bilmeli. Ayrıca ne söylemesi gerektiğini bildiği kadar ne söylememesi gerektiğinin de şuurunda olmalı. Yani en az sizler kadar bende bu durumdan rahatsız oluyorum.





