53 yaşındaki Ömer Rıdvan Küçükdeniz, yıllardır sokakta yaşam mücadelesi verirken emekli olabilmek için SGK’ya başvurduğunda büyük bir şok yaşadı. CNN Türk’ün haberine göre, Küçükdeniz adına iki şirket kaydı bulunduğu ve 600 bin lirayı geçen Bağ-Kur borcu nedeniyle emeklilik işlemlerinin yapılamadığı öğrenildi. Bu durum nedeniyle sosyal yardımlardan da yararlanamadığı belirtildi.

“ŞİRKETLERDEN BİLGİM YOKTU”

Yaklaşık üç yıl önce emekli olabilmek amacıyla SGK’ya başvurduğunu anlatan Ömer Rıdvan Küçükdeniz, adına açılan şirketlerden kurumda haberdar olduğunu söyledi.

Küçükdeniz, İstanbul Ataşehir ve Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde faaliyet gösterdiği görülen iki şirket nedeniyle borçlu durumda göründüğünü belirtti.

Yaşadığı mağduriyeti anlatan Küçükdeniz, “Tek hayalim emekli olmaktı ancak bu nedenle gerçekleşmedi. Bana üzerimde şirket olduğunu söylediler. Ben evsizim ve sokakta yaşıyorum. Bu şirketlerden hiçbir bilgim yoktu” ifadelerini kullandı.

“DOLANDIRILDIĞIMI ANLADIM”

Durumu öğrendikten sonra dolandırıldığını fark ettiğini söyleyen Küçükdeniz, yaşadıkları nedeniyle emekli maaşı alamadığını belirterek, “Bunları SGK’da öğrendikten sonra dolandırıldığımı anladım. Eğer böyle bir durum olmasaydı şimdi emekli maaşımı alıyordum. Artık insan gibi yaşamak istiyorum. Gidecek yerim olmadığı için veteriner kliniğinde kalıyorum” dedi.

VETERİNER YARDIM ELİ UZATTI

20’li yaşlarından bu yana ailesinden destek alamayan Küçükdeniz, ekonomik sıkıntılar nedeniyle uzun süredir sokakta yaşıyor. İstanbul Fatih’te yağışlı bir günde kendisini fark eden bir veteriner hekimin yardım eli uzattığı öğrenildi. Veteriner kliniğinde kendisi için kalacak alan oluşturulan Küçükdeniz’in bir süredir burada hayatını sürdürdüğü belirtildi.

AVUKAT: VATANDAŞ SUÇSUZLUĞUNU KANITLAMAK ZORUNDA KALIYOR

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan avukat Zafer İşeri ise mevcut sistemdeki güvenlik açıklarının ciddi mağduriyetlere yol açtığını söyledi. İşeri, mağdur vatandaşların suçsuz olduklarını ispatlamak zorunda bırakıldığını belirterek, modern hukuk sistemlerinde esas olanın vatandaşın korunması gerektiğini ifade etti.

Şirket kuruluş süreçlerinde daha sıkı güvenlik uygulamalarının devreye alınması gerektiğini vurgulayan İşeri, bir kişinin adına şirket açıldığında anlık bildirim sisteminin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini söyledi:

Bir insanın adına şirket açılıyorsa o kişiye anlık bildirim gitmeli. Telefonuna mesaj gelmeli. E-Devlet üzerinden zorunlu bir onay sistemi getirilmeli. Biyometrik doğrulama sistemleri daha etkin şekilde kullanılmalı. Bugün bankacılık işlemlerinde bile çift doğrulama kullanılıyor. Ancak milyonlarca liralık ticari sorumluluk doğurabilecek şirket kuruluşlarında hâlâ ciddi açıklar bulunuyor ve bu durum hukuken tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Kaynak: CNN Türk