Mahalle sakinleri, traktör ve iş makinelerinin ulaşamadığı sarp yamaçlarda kurdukları hava hattı sistemiyle tomrukları güvenli şekilde taşıyarak üretimlerini sürdürüyor. Uçurum ve dik arazilerden çıkarılan 4 ton ağırlığındaki tomruklar, halk arasında "orman telesiyeji" olarak da bilinen sistem sayesinde kolaylıkla düz alana ulaştırılıyor. Hem iş gücünü azaltan hem de yeni yol açma ihtiyacını ortadan kaldıran sistem, üreticilere zaman açısından yaklaşık 4 kat tasarruf sağlıyor. Zorlu şartlarda çalışan işçiler bu meslekte şehitler de verdiler.
Saadet Mahallesi Muhtarı Zeki Ekren, bölgede ormancılığın geçmişinin dedelerine kadar uzandığını belirterek şunları söyledi:"1889'da dedelerimiz buraya gelmişler, köy kurmuşlar burada. Burada ormandan başka bir iş yok. Orman işi başlamışlar, biz de dedelerimizin yaptığı işlere devam ediyoruz. Ormanda çalışıyoruz. Ben mesela kırk senedir ormanda çalışıyorum. Öküzlerle çektik, traktörlerle çektik.

Şimdi bu hava hattı sistemi geliştirdik. Hiç yol olmadığı yerde, yaya geçemediğimiz yerden ağacı kesiyoruz, havadan düz bir yere getiriyoruz. Ondan sonra yukarı çekiyoruz. Bu mobilya sektörüne olsun, her şeye, her yere gidiyor bu. Buraya hiç ulaşılmamış yerden ağaç çekiyoruz biz, bu yaptığımız sistemle. Mücadelemiz dedelerimizden kalma böyle devam ediyor. Beş sene önce bir şehit verdik biz. Süleyman abimizi kaybettik. Burada bayağı şehit verdik biz bu ormanda. Devamlı ekmek parası, ne yapacaksın? Mücadelemiz devam ediyor."

Saadet Mahallesi Orman ve Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Murat Yıldırım da hava hattı sisteminin bölgedeki üretime önemli katkı sağladığını ifade ederek şöyle konuştu:
"Bu zorlu şartlarda üretim yapıyoruz. Traktörlerin ve kepçelerin ulaşamadığı yerlerde hava hattı kullanarak uçurumlardan ağaç çekiyoruz. Mobilya sektörünün başladığı yer tam olarak burası. Bir asırdan beri dedelerimizden gelme mesleği devam ettiriyoruz. Bu sistemle, hava sistemiyle Türkiye'de bir numaralı sayılabilecek bir şekilde üretim yapıyoruz, kaliteli üretim yapıyoruz ve hava sistemi kullanıyoruz. Bu hava sistemi Türkiye'de sadece üç ilde var bildiğim kadarıyla. Antalya, Artvin ve burası. Üretim yapıyoruz ama işimiz tehlikeli, her türlü tedbirimizi alıyoruz, gereken neyse yapıyoruz. Teşekkür ederiz. Daha önce bu sistem yokken, teknoloji yokken dedelerimiz, babalarımız kazma küreklerle kendilerine yol açıp, öküzlerle tek tek tomrukları yukarıya doğru çekiyorlardı. Ama şimdi teknoloji gelişti. Hava hattı yaklaşık dört ton kapasiteli yük taşımalı, 400 metreden 50'şer metre sağa sola, 100'er metre sağa sola olmak üzere hasarsız bir şekilde malı rampaya koyuyoruz."
Orkoop Türkiye Birliği Bursa Temsilcisi ve Bursa Ormancılık Kooperatifleri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Rahmi Arık ise sistemin ekonomik ve çevresel avantajlarına dikkat çekerek şunları söyledi: "Şimdi Türkiye'de yaklaşık 2750 tane köy orman işinde bu tehlikeli sektörde çalışmaktadır. Nüfusumuz hayli çok büyük, yani sekiz, on milyonlar civarında. Vatandaşlarımızla beraber bu mücadeleyi veriyoruz. Tabii tüm zorluklara rağmen, olumsuzluklara rağmen bu ekmek mücadelemizi veriyoruz. Vatandaşımıza, köyümüze, etrafımıza, çevremize faydalı olmak açısından bilgi birikimlerimizi diğer köylere aktarmak için daha verimli, daha refah bir şekilde nasıl ekmek kazanırız, nasıl para kazanırız, onun derdindeyiz. Bu sistemi sorarsanız, ben Türkiye'de çok köyleri geziyorum, ormanda özellikle.

Bu yok, böyle bir teknoloji, çok kısıtlı, çok güzel bir şey. Ekonomik olarak masrafsız, biraz daha kolay oluyor. Kolay derken çok kolay değil tabii ki. Hani yaya geçilmeyen yerlerden tomruk çekiyoruz. Bunu da yetkililer biliyorlar zaten. Bunu yaparken de yetkililerimizden biraz daha buraya gelip buradan bakmalarını öneriyoruz biz. Yani sadece karşıdan bakmakla değil de yani birebir görmekte fayda var. Bunun bir bedeli oluyor tabii ki. Potansiyel olarak, ekonomik olarak giderimizi düşürüyor. Yani en basit yakıt olarak. Şimdi örneğin biz 400 metreden buraya tomruk çekiyoruz. Şuradan 400 metreden buraya gelmek için 3 kilometre yol dolaşman lazım veya orman içinde yol yapmamız lazım.
Yani bu seviyeye çıkmamız için. Zaman açısından daha elverişli ama tehlikeli. Yani zamandan belki ekonomiden kazanıyoruz ama tehlike açısından da zaten işimiz tehlike. Buna rağmen başka yapacağımız bir şey olmadığı için. Yol mesafesini dörtte bir, beşte bir oranında düşürüyor. Yaklaşık 300 metre mesafedeki bir noktaya ulaşmak için 3 kilometreden fazla yol açılması gerekiyor. Bu sistemin biraz daha yaygınlaşması için çalışmamız lazım. Devletin de ona göre bir desteği olur, bir şey olur. Tüm köylere bir önerimizdir. Herkesin böyle bir şey kullanmasını tavsiye ederiz."





