Usta oyuncunun geride bıraktığı üç ayrı vasiyetnamede hem maddi-manevi varlıklarına hem de telif haklarına ilişkin hükümlerin yer aldığını hatırlatan Av. Gizem Gonce, süreçte yasal mirasçılık ile atanmış mirasçılık arasındaki çizginin net anlaşılması gerektiğini ifade etti.

"Kardeş ve yeğenlerin saklı payı bulunmuyor"

Kadir İnanır’ın aile yapısı üzerinden mirasçı sırasını değerlendiren Av. Gonce, şu tespitlerde bulundu:

"Mirasçıların kimler olduğunu belirlerken yasal mirasçılık ile vasiyet yoluyla mirasçı tayin edilmesini birbirinden ayırmak şarttır. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre yasal mirasçılar öncelikle altsoy yani çocuklardır; altsoy bulunmadığında anne ve baba ile onların altsoyu, yani kardeşler ve duruma göre yeğenler devreye girer. Eşin miras hakkı ise resmi evlilik akdine dayanır. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre merhum Kadir İnanır’ın çocuğu bulunmamaktadır ve Jülide Kural ile resmi bir evlilik bağı yoktur. Bu sebeple yasal mirasçılıkta miras bırakanın anne-baba soyundan gelen aile fertlerinin sırası önem kazanmaktadır. Ancak bir kişinin yasal mirasçı olması, terekeden mutlak surette saklı pay alabileceği anlamına gelmez. Türk hukukunda kardeşler ve yeğenler saklı paylı mirasçı statüsünde değildir. Dolayısıyla mevcut vasiyetnamelerin geçerliliği, miras dağılımının nihai tablosunu doğrudan belirleyecektir."

"Duruşma 17 Aralık 2026'ya ertelendi: İptal davası somut gerekçe gerektirir"

Vasiyetnamenin mahkemece açılmasının bir iptal davası anlamına gelmediğini vurgulayan Gonce, itiraz süreçlerine ilişkin şu bilgileri verdi:

"Bir vasiyetnamenin Sulh Hukuk Mahkemesi’ne sunularak açılması, tek başına onun geçersiz kılındığı ya da iptal edildiği manasına gelmez. Dosyaya yansıdığı kadarıyla sanatçının 2015 yılına ait bir, 2022 yılına ait iki olmak üzere toplam üç vasiyeti bulunmaktadır. Vasiyetnamelerin açılması amacıyla görülen duruşma, bazı mirasçılara tebligatların henüz ulaştırılamamış olması sebebiyle 17 Aralık 2026 tarihine bırakıldı. Mirasçılar resmi içeriği öğrendikten sonra yasal itiraz haklarını kullanabilirler. Fakat bir mirasçının yalnızca 'Ben de bu mirastan pay talep ediyorum' demesi vasiyetnameyi geçersiz kılmaz. İptal davasının kabulü için; tanzim anında ayırt etme gücünün bulunmaması, irade fesadı (korkutma, baskı, hile) veya mevzuatta öngörülen resmi şekil eksiklikleri gibi somut ve yasal iptal gerekçelerinin ispatlanması zorunludur."

Taşınmazlar, nakit varlıklar ve telif gelirlerinin durumu

Terekenin sadece gayrimenkullerle sınırlı olmadığını, borç ve yükümlülüklerin de göz önünde bulundurulacağını hatırlatan Av. Gonce:

"Miras tasfiyesinde taşınmazların yanı sıra banka hesapları, nakit varlıklar, otomobiller, sanat koleksiyonları, ticari alacaklar ve fikri haklar da tereke kapsamındadır. 9 Mayıs 2022 tarihli vasiyetnamede Kadir İnanır’ın üç adet otomobili, mülklerindeki payları, banka ve yatırım birikimleri, sanat eserleri ve telif haklarıyla ilgili kapsamlı tasarruflar yer almaktadır. Bu beyanlar doğrultusunda mal varlığının büyük bölümünün Jülide Kural’a bırakıldığı anlaşılıyor. Ancak bir malın vasiyet edilmiş olması, o varlığın borçlardan muaf tutularak doğrudan devredileceği anlamına gelmez. İlk olarak terekenin aktifi ve pasifi netleştirilmeli, mevcut borçlar düşülmelidir. Taşınmazlarda tapu takyidatları ve üçüncü kişilerin olası hakları incelenir; telif haklarında ise miras bırakanın mali hakları, akdedilmiş sözleşmeler ve fikir ve sanat eserleri mevzuatı ayrıntılı olarak masaya yatırılmalıdır."

"Resmi vasiyetname olması iptal davasına engel değildir"

Birden çok vasiyetname bulunması halinde metinlerin bir bütün olarak kıyaslanması gerektiğini aktaran Gonce:

"Sanatçının 2015 ve 2022 yıllarında hazırladığı belgeler bulunuyor. Avukatı Bişar Abdi Alınak’ın 21 Eylül 2026 tarihindeki açıklamalarında, 9 Mayıs 2022 tarihli belgenin İstanbul Beyoğlu 48. Noterliği’nde, yetkili hekimden sağlık raporu temin edilerek ve iki şahit huzurunda hazırlandığı, telif ve mal varlığı haklarının Jülide Kural’a bırakıldığı belirtildi. Ancak birden fazla vasiyet söz konusu olduğunda, sonraki belgenin öncekini bütünüyle ilga edip etmediği ya da onu tamamlayıcı nitelikte mi olduğu metinlerin tamamı incelendiğinde kesinleşir. Ayrıca bir tasarrufun noter huzurunda yapılmış olması, onun hiçbir şekilde iptal edilemeyeceği anlamına gelmez; resmi vasiyetnameler aleyhine de kanunda sayılan şartlar dahilinde iptal davası açılabilir."

"Her miras davası otomatik emsal teşkil etmez"

Kadir İnanır’ın tereke sürecinin kamuoyuna mal olmuş bir dosya olduğunu ancak her davanın kendi dinamikleri içinde değerlendirildiğini belirten Avukat Gizem Gonce, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ünlü isimlerin miras dosyaları geniş kitlelerin dikkatini çekse de uygulanan hukuk kuralları genel miras mevzuatıyla aynıdır. Bu davada çıkacak kararın doğrudan tüm miras dosyalarına 'emsal' olacağını savunmak hukuken doğru değildir. Her tereke davasının delilleri, aile ilişkileri, vasiyet içerikleri ve borç-alacak dengesi kendine hastır. Ancak bu süreç, bireylerin hayattayken son arzularını hukuki güvence altına nasıl alabilecekleri ve mirasçıların yasal sınırları konusunda kamuoyunda önemli bir farkındalık kazandıracaktır. Hakları doğru bilmek, miras hukukundaki en temel kalkandır."

Kaynak: YENİÇAĞ GAZETESİ