Ramazan Ayının vaat ettiği güvenli ve huzurlu ortamı yaşayabilmek için  bu ay ve oruç ibadeti ile ilgili olarak bilinmesi ve yerine getirilmesi gereken önemli özellikler şunlardır:

1- Ramazanda sevapların karşılıkları kat kat verilir. Bir Kudsi hadiste Yüce Rabbimiz: “Her iyiliğin karşılığı on katdan yediyüz kata kadardır. Oruç hariç. Orucu ben özel olarak mükafatlandıracağım.” buyurmaktadır.

2- Allah her gün cenneti süsler ve ona; yakında salih kullarım bütün sıkıntılardan kurtulup sana kavuşacaklar der. İman edip Allah´ın emirlerini yerine getirenler için konaklayacakları firdevs cennetleri vardır.

 3- Oruçlunun ağız kokusu Allah nazarında misk kokusundan daha hoştur.

 4- Ramazanın tamamını oruç tutan, bayram sabahına günahları bağışlanmış olarak çıkar.

 5- Salihlerin orucunu tutanlar ahirette sıddıklar ve nebilerle birlikte olur.

Salihlerin orucunun özellikleri şunlardır;

1- Gözü korumak

"Kötü bakış iblisin oklarından biridir. Kim benden korktuğu için onu terkederse imanını kalbinde tadına varacağı bir imana çeviririm. ( hadisi kudsi. Merfu hadis)

2- Kulağı korumak

Gıybet eden de dinleyende günahta ortaktırlar.

3- Dili korumak

"Beş şey vardır ki orucun kalitesini bozar. 1-yalan konuşmak. 2- gıybet. 3- söz taşımak. 4- yalan yere yemin etmek. 5- şehvetle bakmak.

4- Kalbi korumak

"Bedende öyle bir parça vardır ki, o sağlam olursa bedenin tamamı sağlam olur. O bozuk olursa bedenin tamamı bozuk olur. O kalptir. "

5- Bedenin diğer azalarını korumak

Evet kıymetli dostlar. Orucu bu şekilde tutarsak bayram bize gerçek bayram olur. Ama sadece midemize tutturur da diğer organlarımız bu oruçtan haberi olmazsa bu açlık diyet olur. Çünkü Peygamberimiz (sav)şöyle buyuruyor; “Nice oruç tutanlar vardır ki, oruçlarından geriye açlık ve susuzluk kalmıştır. Nice geceyi ayakta geçiren vardır ki, geriye uykusuzluk kalmıştır.”

Biz herhangi bir menfaat düşüncesi ile değil yalnız Allah´ın emri olduğu için ve onun rızasını kazanmak maksadıyla oruç tutmalıyız..

Hz. Ali (Allah ondan razı olsun) diyor ki:

-Karşılığında bir menfaat umarak yapılan ibadet ticaretçinin ibadetidir.

- Korku sebebiyle yapılan ibadet kölenin ibadetidir.

- Allah´ın nimetlerine şükretmek maksadıyla yapılan ibadet hür olan kimsenin ibadetidir.

Makbul olan ibadet Hz. Ali´nin (r.a) de belirttiği gibi Allah´ın nimetlerine karşı şükran borcunu yerine getirerek onun rızasını kazanmak maksadıyla yapılan ibadettir.

Allah ancak böyle samimi bir düşünce ile yapılan ibadetleri kabul eder.

ORUCUN HİKMETLERİ

1- Sene boyu yeme içmeyle yorduğumuz kalbimizi ve bedenimizi nadasa çekip dinlendirmek. Oruç tutun sağlıklı olun.

2- Oruç tutmakla aç ve yoksul kimselerin halini da-ha iyi anlamak.

3- Nefsi disipline etmek.

 Ramazanda üç şeyi bolca yapalım. Üç şeyden de olabildiğince sakınalım.

1- Ramazan kuran ayı olduğu için mümkün mertebe meali ile anlayarak bolca kuran okuyalım.

2- Boş iş ve sözlerden uzak duralım.

3-Çocuklarımıza ramazandan yola çıkarak dini değerlerimizi anlatalım. Televizyonların çocuklarımıza örnek olarak sunduğu kişi ve sembollerden hiç olmazsa ramazanda uzak tutmaya çalışalım.

Bu üç şeyi yapmayalım.

1- Orucumuzu diyete çevirmeyelim.

2- Ramazan ayını şenlik ve karnaval günlerine çevirmeye çalışanların tuzaklarına düşmeyelim.

3-Dinimizi  doğru kaynaklardan öğrenelim.

Öyle ise en başından aklınıza takılan soruları direkt kaynağından öğrenin.

Şunu da iyi bilelim ki;

Oruçlunun iki sevinci vardır. Birisi, iftar anındaki sevinci. İkincisi Rabbine kavuştuğu andaki sevinci.

Mümin, iftar anında ne kadar sevinçlidir değil mi. Peki Rabbine kavuşacağı andaki sevinci nasıl olur.

Ramazan Ayı, başka bir yönden de garipgureba ve fakir fukara için hem maddi hem de manevi kazanç ayıdır. Yetimler, öksüzler, kimsesizler, yaşlılar, hastalar ve kendini yalnız hissedenler, bu ay vesilesi ile hayırlı bir ümmetin şerefli bir ferdi olduğunu hissedecek ve ne kadar çok müslüman kardeşim varmış diyecek. İnsanı bireyselleştiren ve yalnızlaştıran modernitenin aksine, İslam´ın  şefkat kanatları altında isteyen her kese yer vardır. Müslümanlardan parası olanlar fitre ve zekatlarıyla, parası olsun olmasın herkes müşfik kalpleriyle gariplere merhamet edecek.

Bu sebeple Diyanet İşleri Başkanlığı geçen sene 2014 yılı Ramazan Ayının temasını, “Hiç Kimse Kimsesiz Kalmasın Bu Ramazan ve Her Zaman” şeklinde belirledi. Buna göre bu Ramazan Ayında, şefkati, merhameti, yardımlaşmayı, paylaşmayı ve insani erdemleri merkeze alan bir sohbet ortamı oluşturacağız. Böylece Allah´ın hem yeryüzüne hem de mü´minlerin gönüllerine indirdiği rahmet, her türlü insani erdemle birlikte bereketlenecek, Allah´ın Ramazan Ayı vesile ile biz kulları üzerine indirdiği rahmet sayesinde ruhlarımız yeniden inşa edilecek ve fesada uğrayan dünyamız ıslah olacak. Ramazan ayının insanlığa ve dünyaya kazandırmak istediği bu güzel hasletler, onu kadrini bilen bilinçli kullar sayesinde gerçekleşme imkanı bulacak.

Peygamberimiz (S.A.S) Ramazan Ayını, “Başı rahmet, ortası bereket, sonu ise cehennemden azad.” şeklinde tarif ediyor. Ramazan ayının ilk on gününde yeryüzüne ve bilinçli olan her müslümanın gönlüne inen rahmet sayesinde, manen ölü olan ruhlar diriliyor, günahkar olan kalpler temizleniyor, inanın ve sevginin mahalli olan kalp, insani ve İslami hasletlerle ihya oluyor. Ramazan ayında, şeytan bağlanıyor, cennet kapıları açılıyor, cehennem kapıları kapatılıyor. Bu durum bizzat Allah tarafından, bir süreliğine de olsa Müslümanlara ilişecek olan kötülüklerin engellenmesi, her türlü iyiliğin, doğruluğun ve güzelliğin  önünün açılmasıdır. Nasıl ki yağmurun verimli toprakla buluşması ile canlılara gıda olan bereket meydana geliyorsa Ramazan ayının ilk on gününde inen rahmet ile de bilinçli insanların maneviyatında fıtratında zaten var olan insani erdemler bereketleniyor, böylece yeniden insan olmanın şuuruna ve Müslüman olmanın bahtiyarlığına eriyoruz.

Son on günde ise, Müslümanlara cehennemden azad olma müjdesi veriliyor. Biz bunu, kısa ve orta vadede, her türlü korkudan emin olma ve Allah´ın oruç tutan kulları için vaat ettiği güvenli ortama (harem) dahil olma imtiyazı olarak da yorumlayabiliriz. İnsan, korku ile ümit arasında yaşar daima. Dinimiz de bize bunu öğütler. Korku ile ümit arası olma duygusu bu vasat ümmete uygun görülen dengeli bir yaşam tarzıdır aynı zamanda. Ancak bazıları bu dengeyi kendi ruh aleminde tam olarak sağlayamaz. Korku, endişe, kaygı vb duygular çeşitli tonlarda insan ruhunu istila eder. Korkularına yenik düşenler, strese hatta depresyona girerler. İslam´ın insanlığa vaat ettiği dünya ve ahret mutluluğunu bir türlü yakalayamazlar, mutluluğu yanlış adreslerde ararlar.

 İnsanlık için güvenli ortam (harem)´in oluştuğu gün Müslümanların  bayram yapmayı hak ettiği gündür. Biz müslümanlar Ramazan Ayının bitimini müteakip herkes için güvenli ortamın oluştuğunu maalesef söyleyemeyiz. İslam ülkelerinde kaosun devam ediyor oluşu da, Ramazan ayı ile gerçekleştirilmek istenen hedeflerin pek de tutturulamadığı anlamına geliyor. Bu rağmen kutladığımız bayramlar, dünyada güvenli ortama, ahrette ise cennete erişmek için yapılan bir prova niteliğindedir. Gerçek bayramlara ve cennete, bu mübarek günlerin kadri kıymetini bilenler, bu günlerin hakkını verenler nail oluyor. Bunun için Allah Teala Ramazan Ayı içerisine kadru kıymeti 1000 aydan ve 83 yıldan daha değerli olan Kadir Gecesini yerleştirmiştir.

Ne mutlu Ramazan Ayı ve Kadir Gecesi ile abad olanlara ve hak edilmiş bayramları yaşayanlara. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizin ramazan ayını tebrik ediyor, dolu dolu geçirip bayram sabahına günahlarımızdan arınmış bir şekilde çıkmayı Cenabı Haktan niyaz ediyorum.