Türkiye’de mobilya sektörü için büyük önem arz eden Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı (İstanbul International Furniture Fair-IIFF) tüm hızıyla sürüyor. 600 firmanın stant açtığı fuara, yurt içinden ve yurt dışında binlerce ziyaretçi akın ediyor. Fuarda stant açan 3 firmadan 1’inin İnegöllü olması, Türkiye’nin mobilya başkenti algısını güçlendiriyor.

“HEDEFİMİZ NET”
Mobilya sektörünün yurt içinde ve dışında ivmesini her geçen gün artırdığını belirten MOSFED Başkanı Ahmet Güleç, “Fuarda Türk mobilya sektörünün dünyaya dönük vizyonunu, iddiasını ve ortak geleceğini hep birlikte görünür kılıyoruz. Dünya yeni bir döneme girerken, ticaret dengeleri değişirken ve tedarik zincirleri yeniden şekillenirken Türkiye sahip olduğu üretim kapasitesi, esnekliği ve coğrafi avantajlarıyla önemli fırsatlara sahip oldu. Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı işte bu fırsatların somutlaştığı, ticaretin, tasarımın ve vizyonun aynı zeminde buluştuğu güçlü bir platformdur” diye konuştu. Artık sadece üreten değil, tasarlayan, yenilik geliştiren ve küresel pazarlarda söz sahibi olan bir Türk mobilya sektöründen bahsettiklerini belirten Ahmet Güleç, “Hedefimiz nettir: Türk mobilyasını tasarımıyla ve kalitesiyle dünyada referans alınan bir marka haline getirmek. Uluslararası İstanbul Mobilya Fuarı bu vizyonun en güçlü vitrinidir” diye konuştu.

“FUARDA İNEGÖL ÖNE ÇIKIYOR”
İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası (İTSO) Başkanı, MODEF Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Uğurdağ, “Organizasyon açışından güzel bir organizasyon. İnegöllü 135 firmamız, ortak katılımla birlikte toplam da 170 firmamız fuarda ürünlerini sergiliyorlar. Firmalarımız yine her sene olduğu gibi hem tasarım, ürün tasarımı anlamında hem tarz anlamında hem de stant yapımı anlamında İnegöl’ümüzü en iyi şekilde en üst seviyeye taşıyorlar. Yine fuarı gezdiğimizde İnegöl öne çıkıyor. Gerek stant tasarımı ile gerek ürün kalitesi ve ürün tasarımı ile birlikte. Bu da üzeri çok memnun ediyor. Yurt dışından ve yurt içinden ziyaretçiler oldukça yoğun fuar alanında. Geçen seneye göre bence daha iyi ziyaretçi sayısı. İnşallah bu fuar sürecince firmalarımız bu emeklerinin karşılığını ticaret yaparak inşallah alırlar. Yine İnegöl’ümüz her sene olduğu gibi fuarın yükünü çeken mobilya merkezlerinden birisi” dedi.
2025 yılının başta mobilya sektörü ve diğer sektörler açısından olumlu geçmediğini ifade eden Başkan Uğurdağ, “İhracat rakamları bunu gösteriyor. 2026'ya biraz daha toparlanmış bir vaziyette ekonominin gireceğini ümit ediyoruz. 2026 enflasyonun biraz daha düşeceği, faizlerin düşüş seyrine geçeceği bir yıl olacak diye ümit ediyoruz. Ancak girdi maliyetlerimiz; yani hammadde başta olmak üzere enerji maliyetlerimiz, elektrik, doğal gaz, işçilik gibi genel gider maliyetleri çok yükseldiği için ihracatta artık rekabet etme gücümüzü kaybettik. Ve birinci rekabetimiz Çin’le. Güçlü bir rekabetçiyle karşı karşıyayız. Bu noktada biz zaten bu sorunları ekonomi yönetimine söylüyoruz. Hükümetimize iletiyoruz. Yani bu enerji maliyetleriyle, işçi maliyetleriyle, bu genel giderlerde bu faiz oranı ve enflasyonla biz artık rekabet gücümüzü sürdüremeyiz. Bu noktada ihracatta tıkanmış vaziyetteyiz. İnşallah en kısa zamanda çözülür diye ümit diyorum” dedi.

“DURMUYORUZ, ÇALIŞIYORUZ”
Başkan Uğurdağ açıklamasını şöyle sürdürdü; “İç piyasada biraz daha böyle avantajlı gibiyiz İnegöl olarak. Çünkü ekonomik ürün de yapabiliyoruz. Biraz daha rekabet gücümüz iç piyasada avantajlıyız. Çünkü tasarımımız var, kalitemiz var. İsmimiz var, markamız var. Arkadaşlarımız hem iç piyasada hem ihracatta, firma tanıtımlarını, marka tanıtımlarını, ürün tanıtımlarını gerçekleştiriyorlar. Durmuyoruz, çalışıyoruz. Bir ümitle yine pazarlamaya yurt dışına, yurt içine arkadaşlarımız büyük emek harcıyorlar. İnşallah 2025’te alamadıkları emeklerin karşılığını 2026’da alırlar. Ama girdi maliyetlerimiz bu şekilde, enflasyon bu şekilde devam ettiği sürece, faiz oranları bu şekilde devam ettiği müddetçe çok da ümitli değiliz açıkçası.”
“İnegöl’ün 2026 hedefleri nedir?” sorusuna ise Uğurdağ, “Hedef koyma açısından çok zor süreçler yaşıyoruz. Hedefimizi koyabiliyoruz tabi, herkes kendi açısından hem firmalar hem ülkeler kendi açısından bir hedef koyuyorlar. O hedef doğrultusunda yatırımlarını ve çalışmalarını gerçekleştiriyorlar ama bu konjektürde doğru hedef koyma şansımız yok açıkçası. Çünkü başta yakın coğrafyamız olmak üzere biliyorsunuz, hem siyasi çalkantılar devam ediyor. Ülkeler birbirine girmiş durumda şu an. Amerika zaten savaş gemilerini göndermiş. Böyle bir belirsizlik. Altın her gün rekor kırarak yükseliyor. Bu noktada yani hedef koymak çok mantıklı mı veya koyduğumuz hedef için çok ümitli olmalı mıyız? Çok tereddütlüyüm açıkçası. Ama firmalar, kişiler sonuçta bir hedef, bir planlama çerçevesi içerisinde ekonomisini yürütmek zorunda Biz biraz daha böyle eğer yakın bir coğrafyada veya dünya ekonomisinde, savaş ekonomisi şu an yürütülüyor. Ondan biraz uzaklaşırsak sanki biraz daha hedeflerimize ulaşırız gibi duruyor” diye konuştu.






