Sali, ekonomik şartlar ve vatandaşın alım gücündeki düşüşe dikkat çekerek, İnegöl Belediyesi bünyesinde modern ve tam donanımlı yeni bir Halk Ekmek Fabrikası kurulması çağrısında bulundu.
Sali, yaptığı açıklamada geçmişteki Halk Ekmek Fabrikası’nın kuruluşundan özelleştirme sürecine, fabrikanın kapanmasından Orhaniye Mahallesi’ndeki arazinin satışına kadar birçok başlık üzerinden değerlendirmelerde bulundu.
“HALK EKMEĞE DUYULAN İHTİYAÇ ÇOK DAHA HAYATİ BİR NOKTAYA GELMİŞTİR”
Sali açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Ekonomi her geçen gün daha da kötüye giderken, yanlış politikaların faturası her gün vatandaşımızın sırtına yüklenirken ve halkımızın alım gücü acımasızca düşerken, bugün temel gıda maddesi olan halk ekmeğe duyulan ihtiyaç geçmiş dönemlere kıyasla çok daha hayati bir noktaya gelmiştir. Ancak ne acıdır ki, İnegöl’ü yönetenler halkın bu feryadını duymamakta, vatandaşın sofrasındaki ekmeğin hesabını yapamamaktadır. Çünkü halktan kopuk yaşayanlar, tuzu kuru olanlar, ekmeğin insanımız için önceliğini ve stratejik önemini asla anlayamazlar! Gelin, İnegöl’ün sosyal belediyecilik tarihindeki en büyük ayıplardan birini, hafızalarımızı tazeleyerek hep birlikte masaya yatıralım”
“ÜRETİM VİZYONUNDAN TESLİMİYETÇİLİĞE”
“1. Üretim Vizyonundan Teslimiyetçiliğe: 1979 yılında, zor şartlar altında Refik Tabakoğlu’nun dar gelirli vatandaş korunsun diye büyük emeklerle kurduğu İnegöl Halk Ekmek Fabrikası, adeta adım adım yok edilmiştir. 2. Özelleştirme Fiyaskosu: 2010 yılında muhalefetin ve halkın tüm haklı itirazlarına rağmen, "modernizasyon" ve "daha iyi hizmet" masallarıyla bu fabrika Yap-İşlet-Devret modeliyle 18 yıllığına özel sektöre peşkeş çekilmiştir. Sonuç ne olmuştur? Koskoca bir iflas ve 2019 yılında kapısına kilit vurulan bir fabrika!”
“İNEGÖL, BURSA’DAN GELECEK NAKLİYE KAMYONLARININ YOLUNU GÖZLEMEK ZORUNDA MIDIR?”
“3. Bursa’ya Göbekten Bağlanma Ayıbı: Kendi fabrikasını işletemeyen, üretici belediyecilikten bihaber olan yerel yönetim, kolaya kaçarak İnegöl'ü Bursa BESAŞ'ın taşıma ekmeğine mahkum etmiştir. "Görüntü kirliliği" bahanesiyle eski büfeler kaldırılmış, dükkan konseptiyle göz boyanmıştır. Soruyoruz size: Koskoca İnegöl, Bursa'dan gelecek nakliye kamyonlarının yolunu gözlemek zorunda mıdır? İnegöl’ün kendi ekmeğini üretecek vizyonu, gücü ve sermayesi yok muydu?”
“İNEGÖL’ÜN ÖZ MALI, HALKIN EMANETİ OLAN O TOPRAKLAR BUGÜN ARTIK YOK OLMUŞTUR”
“4. Varlık Satışı ve Son Darbe: Hatalar zinciri bununla da bitmemiş; Orhaniye Mahallesi’ndeki 2.731 metrekarelik o çok değerli fabrika arazisi, tüm meclis tartışmalarına ve itirazlara rağmen 2022 yılı sonunda haraç mezat satılmıştır. İnegöl’ün öz malı, halkın emaneti olan o topraklar bugün artık yok olmuştur. Buradan İnegöl Belediyesi’ni yönetenlere açıkça sesleniyoruz: Yıkmak kolaydır, asıl maharet inşa etmektir! İnegöl halkına ait olanı yok ettiğiniz gibi, bugün de o hatadan dönüp bu şehre hak ettiği yerli ve milli üretim tesisini geri kazandırmak zorundasınız.”
“YENİ BİR HALK EKMEK FABRİKASI KURULMASINI TALEP EDİYORUZ”
“Yeniden Refah Partisi olarak İnegöl Belediyesi’nden derhal ve ivedilikle; modern, tam donanımlı ve tamamen belediye bünyesinde işletilecek yeni bir Halk Ekmek Fabrikası kurmasını talep ediyoruz. Bu lütuf değil, İnegöl halkına olan borcunuzdur! Kendi öz kaynaklarımızla, kendi fırınlarımızda üreteceğimiz ekmeği İnegöllüye ulaştırmak yerine Bursa’nın lojistiğine sığınma acziyetine derhal son verilmeli; yıktığınız o fabrikanın yenisi bu şehre ivedilikle kazandırılmalıdır!”
“VATANDAŞIMIZ BESAŞ NOKTALARININ ÖNÜNDE KUYRUK BEKLEMEKTEDİR”
“Siz fabrikamızı satıp parasını harcarken, bugün İnegöl sokaklarında vatandaşımız ucuza ekmek alabilmek için BESAŞ noktalarının önünde kuyruk beklemektedir! Kendi ilçesinde istihdam oluşturup yerli üretimle halkına ucuz ekmek sunmak yerine, hazır lojistik ağlarına sığınan bu zihniyet, sınıfta kalmıştır.”
“İNEGÖL HALKI SAHİPSİZ DEĞİLDİR”
Sali açıklamasının son bölümünde ise belediyecilik anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak şu ifadeleri kullandı:
“Yeniden Refah Partisi olarak açıkça ilan ediyoruz: Halkın ekmeğiyle oynayanları, İnegöl’ün değerlerini parsel parsel satanları bu millet asla unutmayacaktır! Bizler, ranta ve betona değil; üretime, istihdama ve doğrudan vatandaşa dokunan adil bir belediyecilik anlayışına inanıyoruz. İnegöl halkı sahipsiz değildir, sofrasından çalınan her kuruşun hesabı sandıkta ve milletin vicdanında elbet sorulacaktır!”

Kaynak: BÜLTEN