İnegöl Bakkallar Odası Başkanı Hakan İnkaya, E-Ticaret açıklaması yaptı.
Makamında açıklama yapan İnkaya," Basın mensupları hoş geldiniz. Bugün perakendeye bakkalımızın ileride ne yapması gerektiğini, bakkalımızın şu anki durumu ve gelecekteki durumuyla alakalı bir açıklama yapalım istedik. İlk önce bakkalın ne olduğunu bilmek lazım. Osmanlıda bakkal, bakkal-ı mahallat diye geçer. Yani mahalle bakkalı. Kök itibariyle bakla kelimesinden gelir. Ufak tefek satılan şeylerin yerleridir. Osmanlı’da, bakkal şehrin, mahallenin bekçisidir. Halka karşı da sorumludur. Şimdi ben bu mesleğe başladığımda benim meslektaşlarım Koç ve Sabancı'ydı. Şu anda baktığınız zaman Amazon’un sahibi Jeffrey Preston Bezos. Bu arada TPDK kayıtlarına baktığımda da Murat ve Ali Ülker’in 90 tane mağazasının bakkal olarak tescillendiğini de gördük. Aynı zamanda A101, Migros ve Carrefour bakkal olarak tescillenmiş TODK kayıtlarında tescilleri mevcut. Şimdi bugüne kadar biz marketler kanununu konuştuk. Marketler kanununu konuştuğumuzda bunun karşılığında bakkal muhattaptı. Ama sorun bakkalın değil, sorun perakendenin. Bu perakendenin tarifini yapar isek tüketicilerin aldığı mal ve hizmetlerin bütünü olarak düşünebiliriz. Yani perakende sorunu bu. Aldığınız sağlık hizmeti de aldığınız avukatlık hizmeti de aslında perakendenin bir parçası. Bu marketlerin veya e ticaret sitelerini hepsi artık bütün sektörleri tehdit etmekte. Dolayısıyla bu sorun sadece bakkallar odalarının sorunu değil. Tüm perakendecilerin sorunu. Bakkallar kapanırken aynı zamanda da perakende esnafında binlerce esnaf da kapanır. Bugün eskisi kadar kasap yok. Eskisi kadar süt mamulü satan yok. Eskisi kadar tekstil malzemesi satan yok. Şimdi burada İnalcık’ın ifadesi var ‘Kentler yalnız fiziki yapılardan ibaret değildir. Aynı zamanda tarihsel belleğin, toplumsal ilişkilerinin ve mekânsal aidiyetinin birikimidir.’ Yani bakkal, bu aidiyet hissesinin en çok ifade edildiği yerdir. Türk Tarihi Dil Kurumu 2024 yılının kelimesi olarak kalabalıkta yalnızlık seçmiş. Kalabalıkta insanlar var ama yalnızlar yani bir mahalleleri yok, esnafları yok veya ilişkili olacak insanları yok. Bu noktada ben 30 sayfalık bir makale hazırlığı yaptım. Araştırmasını yapınca da inşallah yayın yapacağız. Kayıtlarım da 2006 haziranın TPDK sigara kayıtlarıdır. Burada şunu gördüm, yaptığım incelemede birçok ilçede bakkalımız marketlerden daha az. İlk 5 ilçeyi burada araştırdığımızda İstanbul Beylikdüzü'nde 338 market var 124 tane bakkalımız var. Bursa Nilüfer’de 453 market var, 287 bakkal var. İstanbul Kadıköy’de 391 market var 236 bakkal var Esenyurt’ta 536 market var, 411 bakkal var. Ankara Çankaya’da da 725 market var, 605 bakkal var. Burada aslında bizim gelecekteki en büyük sıkıntımız marketler kanunu değil şehir planları. Modern kentleşmenin olduğu yerlerde bakkallarımız artık açılamıyor. Bakkalların olmadığı yerde diğer esnaf grupları da yer almıyor. Bu büyük bir sorun aslında bu sorun bir noktada yerel yönetimlerin sorunu. Çünkü siz şehir planlarını yaptığınızda esnafa eğer bir yer ayıramıyorsanız esnaf o yüksek kiraların olduğu bölgelerde işletme açamıyor. Beylikdüzü Akşemsettin Mahallesi’nde nüfusu 8000 bakkal yok. Nilüfer, 19 Mayıs Mahallesi ve 100. Yıl Mahallesi ikisinin toplam nüfusu 23000 bakkal yok. Ankara’da, Çankaya’da yukarı ölmüşler ahlaklı ver Konutkent bu mahallelerde de bakkal yok.

Bakkallar şehrin eski merkezi noktalarında mevcutlar ama şehir modernleştikçe o uydu kentler oluştukça bakkallarımız burada yer almıyor. Bu ciddi bir sorun. Yani marketler kanununun çıktığını düşünelim, pazar günleri kapattık. Peki biz bu bölgelerde bakkalı açamayacağız. Marketler kanunu konuşurken pazar günü kapattık. Peki e-ticaretin önüne geçebilecek miyiz pazar günü? Hiç bunu sormadık. E-ticareti de mi kısıtlayacağız? Şimdi marketler kapalı olsun. Bu işletmeler bir şekilde pazar günleri e-ticaret üzerinden yine perakende satışlarına devam edecek. Yine zarar göreceğiz. Dolayısıyla şehir planlarının bundan sonraki süreçte yapılırken esnafın içinde olması lazım. Bu noktada çözüm önerimiz ne? Dijital kooperatif diye bir kavramı anlatmaya uğraşıyoruz. Yaklaşık 4 seneden beri. Çünkü e-ticaret artık perakendenin belirli bir zaman sonra % 50 ellisini alacak. Bu perakende de eğer yoksak e-ticaret, bizim esnaf dediğimiz kitle buradan faydalanamayacak ve içeriye girdiniz satış yapmaya uğraşıyorsunuz. Bu sefer e-ticaret siteleri de sizin ortağınız oluyor. Bununla alakalı dijitalde bir kooperatif kurulmalı. Bu kooperatifte herkes olmalı. Bu noktada bir çalışma yapılmadı. Biz kendimizi göre gayret ettik ama bunun bütçeleri çok büyük bize aşan meseleler. Biraz devletimizden bu noktada destek bekliyoruz. Bunu bir kurum yapmalı. Yapmalı ki suistimaller olmasın.

Kaynak: Mehmet Sevinç