Büyük Birlik Partisi (BBP) İnegöl İlçe Başkanı Ahmet Oluçay yaptığı açıklamada, Samsun’un Ladik ilçesinde meydana gelen silahlı

<!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:10.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} -->

Büyük Birlik Partisi (BBP) İnegöl İlçe Başkanı Ahmet Oluçay yaptığı açıklamada, Samsun’un Ladik ilçesinde meydana gelen silahlı saldırıyı eleştirerek,  saldırıda şehit edilen iki polis memuruna Allah’tan rahmet, yaralı polis memuruna acil şifalar diledi.

Bu milletin askerine polisine kurşun sıkan, mayın döşeyen terör örgütünü, onun siyasi uzantısı olan BDP’yi lanetle kınayan Başkan Ahmet Oluçay, “Milli reflekslerin ırkçılık adı altında yok edildiği ama Kürtçülük anlayışıyla bölücülük yapan PKK ve BDP’nin özgürlük ve demokrasi oyunlarıyla,  ırkçılık fitnesiyle bu milleti bölmeye çalıştığı açıkça ortadayken, mevcut iktidar tarafından özgürlük adı altında bölücülere ve uzantısı olan BDP’ye yönelik imtiyazları, açılım olarak ortaya koyması oldukça düşündürücüdür.   Milletimizin milli  kültürüne ve inancına karşı yapılan ağır itham ve tehditler sokaklarda estirilen terör hareketleri, milletimizi derinden yaralamaktadır. Masum insanların yakıldığı ve öldürüldüğü, askerimizin ve polisimizin  şehit edildiği çok acı tabloların yaşandığı bu süreçte, ırkçılık yapan bu millet değil, ırkçılık yapan ‘ben Kürtçüyüm’ diyen bölücü PKK ve BDP’dir. Bu aslında aynı Allah’a inan, aynı inancı taşıyan, dinimiz bir, secdemiz bir, Peygamberimiz bir olan Güneydoğu’daki Müslüman Kürt kardeşlerimize yapılan en büyük haksızlıktır. Bölücü örgütü ve BDP’yi kırmızı çizgilerle ayırmak, Müslüman Kürt kardeşlerimizle kucaklaşmak, bu arada bölücüler ve uzantılarıyla mücadele etmek gerektiğine inanıyorum” dedi.

Bu vatanı bölmeğe çalışan bölücülerin siyasi uzantısı olan BDP’nin eski  Başkanı Ahmet Türk’e yapılan bir yumruklu saldırı sonucunda, bölücüler tarafından sokaklar savaş alanına döndürüldüğü halde, mevcut iktidar ve muhalefet tarafından sokağı savaş alanına döndürenlerin  kınanmadığını, bölücülük yapan Ahmet Türk’e çiçekler gönderildiğini, geçmiş olsun dilekleri iletilmediğini ama milli reflekslerine engel olamadığı için yumruk olayını  yapan bir insanın şiddetle kınandığını hatırlatan Ahmet Oluçay,  “Şimdi sormak lazım, atılan bir yumruk mu büyüktü yoksa sokaklardaki kalkışma hareketleri mi? Yakılan otobüsler mi?  Yanarak can veren Serap kızımızın canı mı?  Bir yumruk yüzünden seslerinin çıktığı kadar BDP’nin yanında yer alanlar, olayı kınayanlar, sokak ortasında canlı canlı kızımız yakılırken, adı barış, içi fitne olan BDP ve diğer siyasi partiler bu olayları aynı şiddetle neden kınamadılar?” diye konuştu.

Yumruk olayından sonra Sırrı Sakık’ın devleti tehdit eden açıklamalarının ardından Samsun’da gerçekleşen iki polis memurunun şehit düştüğü, bir polis memurunun yaralandığı terör saldırısında kimlerin eli olduğu sorusunu akla getirdiğini ifade eden Oluçay, bir yumruk için bir Emniyet Müdürünün görevden alındığını, iki vatan evladının şehit düştüğü olay nedeniyle ise İçişleri Bakanının görevden alınması gerektiğini savundu.

Askere mayın döşeyen hainlere özgürlük adı altında imtiyazlar vererek terörün çözülemeyeceğini ileri süren Oluçay, İmtiyazlar kalkışmaları getirir. Bu ülkede Kürtçülük adı altında terör estirenlere, açılımlarla imtiyazlar verilirken, milli hassasiyetleri ortaya koymak, ‘Milliyetçiyim’ demek suç haline getirildi. İktidara soruyorum; Milliyetçiliği, ırkçılıkla suçlarken Kürtçüyüm diyenlere ve Kürtçülük adına terör estirenlere  neden imtiyazlar veriliyor? Unutulmamalıdır ki, bu ülkede aynı inancın etrafında toplanan herkes kardeştir. Türk’ü, Kürt’ü Çerkez’i, Arap’ı herkes kardeştir. Bugün ırkçılık yapan PKK ve BDP’dir. Bu unutulmamalı. Bu ülkenin askerine ve polisine sıkılan kurşun, bu devlete sıkılmıştır. Döşenen mayın, devlete döşenmiştir. Bunun adı, vatana ihanettir. Vatana ihanetin bedeli bellidir. İdamı geri getirin vur, emrini çıkarın. Ama bunu yapamazsınız, çünkü idamı kaldıran sizsiniz. Devlet kolluk güçlerine gereken tüm yetkiyi vermeli, caydırıcı önlemler almalı, aksi takdirde terör örgütünün ve bölücülerin önüne geçilmesi mümkün değildir. Onlar için kaç defa af çıkarıldı ama çözüm olmadı. Öyleyse derhal devlet, devlet olmanın gereğini yapmalıdır. Mayın  döşeyerek askerine, polisine kurşun sıkarak vatana ihanet edeni affetmemeli, vatanını seven milli reflekslerini koruyanları da cezalandırmamalı. Caydırıcı önlemler alınmadığı takdirde daha bir çok yumruk olayı kaçınılmazdır. Açılım yapılacaksa, insan için yapılmalı, hain için yapılmamalı. Görülüyor ki, eli silahlı terör örgütüne  çiçek sunmak çözüm değildir” dedi.