Batman maçıyla başlayan daha sonra haftalar ilerledikçe umutların arttığı play-off hedefi Beyoğlu maçı ile sona erdi. Aslında bizim için bu yarışta olmak bile başarı sayılır. Fakat insan nefsi işte hep fazlasını istiyor. Bu hiç değişmedi, değişmeyecek.

Bizim dışımızda hem Şanlıurfa hem Ankaragücü bu yolda mücadele ediyor. Onlar bir adım önde fakat dün ikisi takıldı. Biz kazansak avantajı son haftaya taşıyacaktık, olmadı. Aslında kazanmak için takım elinden geleni yaptı. Teknik heyet Yasin ve Hasan gibi 2 forvetten yoksun o bölgede Özcan ile açığı kapatmak istedi. Başarılı oldu da fakat yakalanan onca pozisyon hem Özcan hem Taner tarafından adeta ziyan edildi. Kısaca kesin hakkımız olan galibiyet kaçmış oldu. Rakip ise ayağa toplar ve pas yüzdesi yüksek bir görünümle ısı götürmeye çalıştı. Göze hoş gelen gelen ve çirkeflikten uzak bir görünüm sergilediler. Adeta alkışı hak ettiler. Biz ise oyunun son bölümünde dar kadronun sıkıntısını bir kez daha hissettik. Mesela Kerem çıktı, Burak girdi. Takım oyundan düştü. Bu değişiklik yanlıştı. Taha sakatlanan Hüseyin'in yerine oyuna dahil oldu. Biraz ofansı hareketlendirdi ama yetmedi. Zaman zaman oyunu ileride yıktığımız anda ise savunmada az adamla yakalandık. Orada da kaleci Emre kendini gösterdi. Bana göre bu yılki en önemli kazanımlardan biri kaleci Emre'yi takıma monte etmek oldu. Güzel, heyecanlı ve bol aksiyonlu geçen haftalar sonunda play-off rüyası sona erdi. Fakat bizlere bu heyecanı yaşatan yönetim, teknik heyet ve futbolcular kocaman teşekkürü hak ettiler. En azından koca bir sezon her maç bize resital bir oyun sunarken rakiplere gerçek İnegöl deplasmanının ne olduğu hatırlattılar.