Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki toplantı yaklaşık 1,5 saat sürdü.

Erdoğan, kritik toplantı sonrası önemli açıklamalarda bulundu.

"Toplantımızda ülkemizin ve milletimizin gündeminde yer alan meseleleri değerlendirdik" diyen Erdoğan, "Özellikle uydu teknolojilerinde Türkiye'nin son yıllarda kat ettiği mesafeyi gözden geçirme fırsatı bulduk. Bundan 32 yıl önce TÜRKSAT-1B uydusu ile başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilemeyecek seviyelere geldi. İnançla, azimle, emekle çalışarak, bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikayesine imzamızı attık" ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Hatırlarsanız, TÜRKSAT-3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi bir eda ile yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. Uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor. Uydu alanında yakaladığımız ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdik.

TÜRKSAT-4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında TÜRKSAT-5A ve TÜRKSAT-5B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat-6A'yı hizmete aldık. 6A ile birlikte haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu.

"HAK ETTİĞİMİZ YERİ ALMANIN GAYRETİNDEYİZ"

Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz.

Sultan Fatih'in emaneti Aziz İstanbul'u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için arabalarında uyumak zorunda bırakılan İstanbullunun ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmi açılışını yaptığımız Halkalı-Anavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Böylece sadece Türkiye'nin değil dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul'umuzun ve ülkemizin hizmetine sunduk.

960X540-10EKONOMİYE 953 MİLYON AVROLUK KATKI

Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimlerimiz arasındaki seyahat süreleri ciddi oranda azalmıştır. Proje 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken ekonomimize dolayı 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır. Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrın hattın yapımı devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu inşallah 191 kilometreye çıkacaktır.

Ulaştırmanın yanı sıra savunma sanayii alanında da boş durmuyoruz. Altta kalanın canı çıksın anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz.

Diğer alanlarda olduğu gibi askeri gemi inşasında da tarihimizin en parlak günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140'ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. Şu anda 50'den fazla savaş gemisi tersanelerimizde imal ediliyor. 20 Haziran'da Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine bir kez daha şahitlik ettik. İstanbul'da düzenlediğimiz törende kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz korveti Romanya Deniz Kuvvetleri'ne teslim ettik.

"TARİHİMİZDE SADECE ADALET VE MERHAMET VARDIR"

Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum. Biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk, ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarına zerre kadar kaale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. Tahtımı veririm, tacımı veririm ama devletime sığınanları vermem diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır.

Aziz milletim biz çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadroyuz. Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz. Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim. Kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız. Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz.

6A43Ecc9084B3563

"HİÇBİR İNSANIMIZI DİĞERİNDEN AYIRMADIK"

Her zaman söylüyorum adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren hiçbir insanımızı diğerinden ayırmadık. Cumhuriyet tarihinde daha önce hiç atılmayan, gündeme dahi gelmeyen reformları biz hayata geçirdik. Herkesin kendi kimliğini ifade etmesinin kendi kültürünü, kendi yaşam tarzını, kendi inancını özgürce yaşamasının önünü açtık. 2022'de kurduğumuz Alevi Bektaşi Kültür ve Cem Evi Başkanlığımızla çok önemli bir ihtiyacı kurumsal anlamda gidermiş olduk. Başkanlığımız, ülkemiz genelindeki 1134 Cem Evi'nin aydınlatma giderini karşılıyor. Son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdik. 2026'nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık.

Burada şunun da altını çizmek durumundayım; siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek, hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılması, ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp kavgada yumruk sayılmaz mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz.

Bugün biliyorsunuz Türkiye İstatistik Kurumu Mayıs ayına ilişkin iş gücü istatistiklerini açıkladı. İşsizlik oranı Mayıs ayında bir önceki ay ile aynı seviyeyi koruyarak %8,2 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı geçen yılın aynı ayına göre ,2 puan azalırken gençlerde bu oran 0,7 puanı buldu. İstihdam edilenlerin sayısı da bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz.

Sevgili vatandaşlarım, geçen hafta sağlık ve mahalli idareler alanında iki güzel haber aldık. Sağlık Bakanlığımız ve ASELSAN iş birliği ile tamamen yerli ve milli imkanlarla geliştirilen kalp akciğer makinesi kullanılarak ilk klinik ameliyat başarıyla gerçekleştirildi. Dünyada sadece 3 ülkenin üretebildiği bu cihazı kullanımı, üreten sağlık modelimizin stratejik önemini de teyit etmiştir. Bir diğer gurur verici haber Fas'ın Tanca şehrinden geldi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay, binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği başkanlığına seçildi. 7 yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının, Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü daha da artıracağına inanıyorum.

"MUHALEFET PARA KULELERİYLE GÜNDEME GELİRKEN..."

Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla, milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır. Zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir. Her iki başarıda da emeği geçenleri kutluyor, ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Öte yandan Türkiye olarak ardı ardına meydana gelen iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına tüm imkanlarımızla destek oluyoruz. AFAD koordinasyonunda Milli Savunma Bakanlığı'mızla iş birliği içinde iki askeri nakliye uçağımızı afet bölgesine süratle sevk ettik. Toplam 75 personelimiz, 5 arama kurtarma aracı ve 6 arama kurtarma köpeğimiz ile Venezuela'ya ulaştı ve çalışmalarına başladı. Venezuela hükümetine ve halkına bir kez daha geçmiş olsun diyor, Türk milletinin yanlarında olduğunu ve olacağını tek ifade etmek istiyorum."

Kaynak: Türkiye Gazetesi