Mal varlıklarına el konulması ve dijital inceleme talebi
İhsan Yalçın'ın aktardığı bilgilere göre, müşteki avukatları dilekçelerinde suç gelirleriyle elde edildiğine dair somut şüpheler barındıran gayrimenkuller, araçlar, banka hesapları ve diğer tüm mal varlıkları üzerine tedbir konulmasını istedi. Başvuruda, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 128. maddesi uyarınca arama ve el koyma işlemlerinin yapılması, mal devirlerinin engellenmesi ile olası aramalarda ele geçirilecek dijital materyaller ve ticari defterlerin detaylıca incelenmesi talep edildi.
CMK 100 kapsamında tutuklama istemi
Dilekçede; kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin varlığına işaret edilerek, delillerin karartılması veya mağdurlar üzerinde baskı kurulması ihtimaline karşı Dilan Polat, Engin Polat ve diğer şüphelilerin CMK 100. maddesi gereğince tutuklanma talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmeleri istendi. Mevcut dosyada 5 kişinin müşteki sıfatıyla yer aldığı ve soruşturma üzerinde gizlilik kararı bulunduğu da paylaşılan bilgiler arasında yer aldı.
17 milyon liralık Bağcılar şubesi krizi
Söz konusu soruşturmanın temelini, İstanbul Bağcılar'da açılması hedeflenen "Dilan Polat" markalı franchise güzellik merkezine dair ticari anlaşmazlık oluşturuyor. İddialara göre, işletmeci Erdener Aktaş isim hakkı ve kurulum bedelleri için Polat çiftine 13 milyon 350 bin lira tutarında çek ve 3 milyon lira nakit ödeme yaptı. Aktaş, merkezin faaliyete geçmesi için yaptığı toplam yatırımın 17 milyon lirayı bulduğunu ifade etti.
Çekler ciro edildi, mağdur hacizle karşılaştı
İşletmeci Aktaş, Polat çiftinin daha önceki davalar kapsamında tutuklanması ve şirketlerine kayyum atanması sebebiyle anlaşmasını yaptığı şubeyi bir türlü faaliyete geçiremediğini belirtti. Aktaş'ın suç duyurusundaki iddialara göre; şube açılamamasına rağmen firmaya verdiği çekler kendisine iade edilmedi, aksine üçüncü şahıslara ciro edildi. Bu durum karşısında icra ve haciz işlemleriyle yüzleşmek zorunda kalan Aktaş'ın şikayeti üzerine olayla ilgili "nitelikli dolandırıcılık" soruşturması başlatıldı.
Mağdur avukatlarının savcılığa sunduğu bu dilekçe, doğrudan bir tutuklama veya el koyma kararı niteliği taşımıyor. Soruşturmanın ilerleyen safhalarında savcılığın, şüphelilerin tutuklanması ve mal varlıklarına tedbir konulması yönündeki bu ağır talepleri nasıl değerlendireceği kamuoyu tarafından takip ediliyor.





