Yaşam çok renkli ve çok hareketlidir. Yaşamın çeşitli inişleri ve çıkışları olduğu gibi acılar ve tatlılarla da doludur yaşam. Yaşam; zikzaklar çizerek ilerler, inişli ve çıkışları vardır, dümdüz değildir. Evrende yalnız siyah ve beyaz yoktur. Her renk aynı anda bir arada bulunur. Aynı anda bazı insanlar ölürken bazıları da dünyaya gelirler. Birileri düğün yapar ve eğelenirken bir başkaları acı içinde kıvranır ve yas tutarlar. Bazılarımız yokluk ve açlık içinde debeleniriz, kıvranırız, bazılarımız ise elindeki nimetin kadrini bilmeyip israf ederler. Fazla yiyeceklerini çöpe atarlar. Hiçbir sağlık sorunu olmayan insanlar olduğu gibi ömür boyu hastalık içinde yaşayanlar vardır.
Ölenleri geri getirecek ne bir çare bulunmuştur, ne de bunu başaracak bir insan vardır evrende. Şu halde aramızdan ayrılanları geri getiremeyeceğimize göre "yaşama" işine elimizden geldiğince devam etmeliyiz. Yaşamayı bir sanata dönüştürmeliyiz. Bu hepimiz için harika olur. "Ölenle ölünmez" demiş atalarımız.
İnsan fıtratı ve sahip olduğu yetenekler ve yaşam için gerekli olan donanımlar, insanların birlikte yaşamaları esasına göre dizayn edilmiştir. Şu halde diyebiliriz ki "yalnız bir hayat, boşa geçen bir hayattır".
Birlikte olmak ve bir arada yaşamak madem ki biz insanların değişmez ve değiştirilemez yaşam şeklidir, o halde birlikte yaşamanın inceliklerini bilmeli ve bunlara uymalıyız. Böyle yapmakla kendimize, ailemize, dostlarımıza, mensubu bulunduğumuz millete ve tüm insanlara, hatta bütün canlılara ve evrene büyük iyilik yapmış ve lütufta bulunmuş oluruz.
Birbirimizi sorgulamak, yargılamak ve suçlamaktan vazgeçip birbirimizi anlamaya önem vermeliyiz. Her zaman her insana karşı empati yapmamız en doğru, en isabetli, en yararlı ve en kazançlı yoldur. Özetle empati bir kişinin kendisini duygu ve düşüncelerinden soyutlayarak bir başkasının inançlarının, arzularının ve özellikle duygularının farkına varabilme ve anlayabilme yeteneğidir diyebiliriz.
Empati yapan kişi karşısındakini o kadar iyi anlar ki onun gibi hissetmeye başlar, kendini onunla özdeşleştirir. Olaylara karşısındaki kişinin gözüyle ve bakış açısıyla bakar. Böyle yapmakla karşısındaki insanı da-ha iyi anlar ve onunla sağlıklı bir iletişim kurar. Bu da dostluğun, arkadaşlığın ve sosyal barışın gelişimine ve devam etmesine katkı sağlar.
Evrende kötü ve çirkin olan bir yok. Her şey iyi ve güzel. Her şey yararlı ve bir amaca hizmet etmek için var. Bütün mesele bizim insanlara, canlılara, eşyaya, olaylara ve kısaca evrendeki her bir şeye olumlu bakabilmemizde saklıdır. Her insan kendi işini en güzel, en doğru ve en iyi şekilde yapar ve işinde uzmanlaşırsa pek çok sorun kendiliğinden yok olur. Hatta herkesin çalıştığı ve işiyle meşgul olduğu yerde esasında sorun da olmaz. Evrenimizde her şey iyi ve güzel olur.
Özsöz: Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır: çalışkan olmak. (M. Kemal Atatürk,1923)