İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dahilinde hazırlanan iddianamede, Mehmet Akif Ersoy için "suç örgütü kurmak ve yönetmek", 11 defa "nitelikli cinsel saldırı", "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak veya sağlamak" ile "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak" suçlarından toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası istenmişti. Dosyanın ilk duruşmasında tutuklu sanıklardan Ufuk Tetik'in tahliyesine karar verildi.

Ersoy savunmasında uyuşturucu kullandığını itiraf etti

Davanın ilk duruşmasında savunmasını gerçekleştiren tutuklu sanık Mehmet Akif Ersoy, hakkındaki iddiaların büyük bir kısmını reddederken uyuşturucu kullandığını itiraf etti. Ersoy, "8 yılda 15 defa uyuşturucu kullandım, hatamı kabul ediyorum" şeklinde konuşarak, uyuşturucu maddeyi kendisinin bulmadığını ve kimseyi kullanmaya zorlamadığını dile getirdi. Ersoy, bununla birlikte dosyada geçen cinsel saldırı suçlamalarının savcılık aşamasında kendisine yöneltilmediğini vurgulayarak "Suçlamaları kesinlikle reddediyorum" dedi.

Sanıklar iddiaları yalanladı

Duruşmaya SEGBİS vasıtasıyla bağlanan sanık Ahmet Göçmez, kendisini uyuşturucu madde kullanımına başlattığını öne süren Mustafa Manaz’a tepki göstererek, "Mustafa Manaz isimli şahsa, burada ettiği küfürleri iade ediyorum" şeklinde konuştu. Göçmez’in ifadelerinin ardından Manaz’ın "Yalan mı" diyerek bağırması üzerine Göçmez savunmasına şu sözlerle devam etti: "Sanıklardan Mehmet Akif Ersoy ile ortak bir dostumuzun evinde tanıştık. Daha sonra ne yazık ki arkadaş olduk, 2-3 yıllık yakın bir arkadaşlığımız oldu. Yüzlerce kez bir araya geldik. Birkaçında şeytana uyarak yasaklı madde kullandık, birtakım şeyler yaşandı fakat bizim tüm ilişkimiz bunun üzerine kurulmuş gibi yansıtıldı ve suçlu ilan edildik. Akif’in çakarlı bir arabası vardı, kesinlikle aramadan geçiyordu, bu sebeple uyuşturucuyu Akif kendisi getiriyordu. Israr, ticaret, para gibi durumlar kesinlikle söz konusu değil. Savcı bey hakkımızdaki diğer iddiaları da sordu, hepsini reddettim. Böyle bir olay yaşanmadı. Hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum."

"Hiçbir suç örgütüne üye değilim"

Tutuksuz sanık Nurullah Mahmut Dündar ise yaptığı savunmada, "Ben hiçbir suç örgütünün mensubu değilim. Mehmet Akif’i çok eskiden beri tanırım ve kendisi son derece merhametli bir insandır. Savcılık makamı oldukça ağır bir ithamda bulunuyor. Mehmet Akif Ersoy’la aramızda sadece arkadaşlık ilişkisi vardır, bunun ötesinde bir ilişkimiz olmadı. İddianame ilk basına yansıdığında şok oldum, kendime gelemedim" ifadelerini kullandı.

"Burcu Akyüz hakkındaki iddiaları reddediyorum"

Burcu Akyüz’le alakalı suçlamalara da cevap veren Dündar, "Burcu Akyüz’ün kendisine herhangi bir uyuşturucu temin ettiğim veya cinsel saldırıda bulunduğum yönünde bir beyanı bulunmuyor. Birbirimizin ofislerine ziyarete gittik, ilişkimiz arkadaşlıktan ileriye gitmemiştir. Benim uyuşturucu testim zaten negatif çıkmıştı. Burcu Akyüz ile ilgili ne uyuşturucu ne de cinsel saldırı iddialarını kabul etmiyorum" diye konuştu.

"Melis Asena bana karşı husumet beslemeye başladı"

Melis Asena Özkan’ın iddialarına yönelik ise Dündar, "Melis Asena işle alakalı bir konudan dolayı bana husumet beslemeye başladı. Mehmet Akif dosyası gündeme geldikten 40 gün sonra bu tarz ifadeler vermiştir. Suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum" dedi.

"Daha önce birkaç kez kullanmıştım"

Uyuşturucu testiyle alakalı da açıklamalar yapan Dündar, "Uyuşturucu madde testim temiz çıktı. Birkaç kez kullanmıştım fakat negatif çıktığı için tam olarak ne kullandığımı bilmiyorum. Satın aldığım yerleri de savcılık aşamasında zaten belirttim" ifadelerine yer verdi.

Tanık beyanları alındı

Tanık Umut Evirgen ise, "Ben dosyadaki şahısların hiçbirini tanımıyorum. Mehmet Akif Ersoy isimli şahsı da sadece televizyondan duyduğum kadarıyla biliyorum. ‘Kütüphane’ isimli mekanla sanki o mekan bana aitmiş gibi bahsediliyor ancak böyle bir şey söz konusu değil. Ben o mekanın yakınından bile geçmedim" ifadelerini kullandı. Ana dosyadan ayrılarak davası görülen ve 9 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye olan tanık Veysi Ateş, "Mehmet Akif Ersoy haricinde diğer sanıkların hiçbirini tanımıyorum. Ben Mehmet Akif’in uyuşturucu hususunda herhangi birini veya bir kadını zorladığına, taciz ettiğine asla şahit olmadım, böyle bir şey duymadım. Onu yakından tanıyan kimse böyle bir duruma inanmaz" dedi. Tanık Mahmut Göde ise, "Akif abiyle uzun senelere dayanan bir abi kardeş ilişkimiz vardı. Ben bu iddiaları basından öğrendim. Akif abinin evinde kalmışlığım da olmuştur, çocukları da yanımızda olurdu. Akif her zaman çevresine yararlı, bir derdimiz olduğunda aradığımız bir insandı. Onun uyuşturucu madde kullandığına ben hiçbir zaman şahit olmadım" şeklinde konuştu. Tanık Serap Şaylan da, "Mehmet Akif Ersoy’u tanırım. Bahsedilen doğum günü partisinde Mehmet Akif de bulunuyordu. Adı geçen şahısların uyuşturucu madde kullandığına dair herhangi bir söylenti duymadım, kesinlikle görmedim. Ben uyuşturucu madde kullanıyordum ama bıraktım. Ahmet Göçmez benim arkadaşımdır. Mehmet Akif Ersoy ile Ahmet Göçmez, benim organize ettiğim bir partide tanıştılar" dedi. Tanık sıfatıyla ifade veren gazeteci Emrullah Erdinç, "İddialara dair benim şahit olduğum hiçbir şey bulunmuyor. Ben Mehmet Akif’in uyuşturucu kullandığını görmedim, diğer iddialarla alakalı da herhangi bir şey duymadım ya da görmedim" ifadelerini kullandı.

Duruşma savcısı mütalaasını sundu

Dosya kapsamında henüz ifadeleri alınmayan mağdur ve gizli tanıkların dinlenmesi istendi. Mütalaada ayrıca tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin ayrı ayrı sürdürülmesine, adli kontrol şartı uygulanan sanıkların ise bu tedbirlerinin ayrı ayrı devamına karar verilmesi talep edildi. Mütalaanın sonrasında tutuklu ve tutuksuz sanıkların son sözleri ile sanık avukatlarının savunmaları dinlendi. Alınan beyanların neticesinde mahkeme heyeti, Mehmet Akif Ersoy ve Mustafa Manaz’ın tutukluluk halinin devam etmesine hükmederken Ufuk Tetik'in ise tahliyesine karar verdi.

Kaynak: İHA