Mahkemenin mutlak butlan kararını tanımayan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na başkaldıran Özgür Özel, bugün son kez CHP kürsüsünde açıklamalarda bulunuyor.
"HER SON, BİR BAŞLANGIÇTIR"
Pazartesi günü CHP'den istifa edip yeni parti sürecini başlatacağı iddia edilen Özel, meraklı gözler altında kürsüye çıktı. Veda ettiğini doğrulayan Özel, "Her son bir başlangıçtır. Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım. Hep beraber tarihi bir kavşaktayız. Tarihi konuşmayı da yapılacak ilk seçimin akşamında olmak üzere tarihe emanet ediyorum" dedi.
Özel'in açıklamalarından satır başları şu şekilde:
Bu partiyi bölemezler. Partinin adı, logosu değişir. Ama bizi, bu birlikteliği bölemezler. Bu bütünü asla bozamazlar, çünkü bu bütün 103 yıllık bir gelenekle birbirinden ayrı düşünmeyen bir bütündür.
Partimin benim için kıymetinden herhalde kimsenin şüphesi yoktur. Karar çıktı, kurultaya gidilsin, partide tartışma yapmayalım dedik. 'Yapamam, tedbir kararı var' dendi. Hukukçular 'Tedbir kararı kurultaya mani değildir' dedi...
Partimin benim için kıymetinden herhalde kimsenin şüphesi yoktur. Karar çıktı, kurultaya gidilsin, partide tartışma yapmayalım dedik. 'Yapamam, tedbir kararı var' dendi. Hukukçular 'Tedbir kararı kurultaya mani değildir' dedi... Partiden gitmeyin diyorlar... 7 ay boyunca bizim birbirimizi izlemek istiyorlar.
"İNCELDİĞİ YERDEN KOPACAKSA BURADAN KOPACAK"
Bir kez daha söylüyorum, 2 milyon üyemizin her birisiyle sandığa koyalım ortaya, genel başkana karar versinler. Yüzde 90'ın altında oyu yetersiz sayar, partinin önünü açarım. Tam da bu kararlılığın olduğu noktadayız. İnceldiği yerden kopacaksa buradan kopacak. Tarih bir yerde kırılacaksa burada kırılacak.
"YENİ BİR BAŞLANGICIN SARSILMAZ UMUDU İÇİMİZDEDİR"
Sokağa çıktık milletimiz 'Yeni parti kur' dedi. Onları asla yalnız bırakmayacağımızı söyledik. Bugün mecbur bırakılmış, vakti gelmiş, hüzünlü bir vedanın hemen eşiğindeyiz. Ancak yeni bir başlangıcın sarsılmaz umudunu da içimizde taşıyoruz. Artık partimiz butlanla, yargı kolları arasına sıkışmış bir işgalin altındadır. İşgal altında olan Atatürk'ün mirasını koruma sorumluluğu da artık bizim omuzlarımızdadır. Biz binayı terk ettik ama mirası, emaneti de alıp çıktık. Miras da yetki de görev de bizdedir.
Yenilgileri, teslimiyetleri, hüzünleri geride bıraktık.... Karşımıza umudu, iktidara yürüyüşü aldık. Eski nesil siyaseti geride bırakıyoruz. Kontrollü muhalefet olmayı asla kabul etmiyoruz. Bitmeyen kutuplaşmaları, insanları birbirine düşüren dili, siyaseti hukuk eliyle dizayn etme girişimlerini geride bırakıyoruz. Bu bir ayrılık, vazgeçiş değil. Bu Türkiye'de daha güçlü şekilde iktidara yürütüşün kararlı adımlarıdır.
Hiçbir siyasi parti milletten büyük değildir, kurucusunun gösterdiği hedef ulaşma azmini terk edemez. Hiçbir makam, demokrasiden ileride değildir. Herkesin haberi olsun; biz siyasetten gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz.
Korkanlar, çekinenler, rahat koltuklarını düşünenler varsınlar geride kalsınlar.
"YENİ PARTİMİZİ KURUYORUZ"
Yeni partimizi, milletimizin seçtiği vekillerimizle kuruyoruz. Bugün bu kürsüye Cumhuriyet Halk Partisi'nin grup kürsüsüne veda ederken Ana Muhalefet Partisi Grup Kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ancak artık ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın da gününü sayıyoruz. Elbette bizler sosyal demokratız. Altı oka sonuna kadar bağlıyız. Ancak bununla birlikte biz bir büyük çağrının da sahibiyiz. Atatürk'le sorunu olmayan, Misakı Milli sınırlarıyla sorunu olmayan, Cumhuriyetle sorun olmayan tüm demokratları Türkiye İttifakı'nda kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum.
"NE İMAMOĞLU'NU NE DE YAVAŞ'I GERİDE BIRAKMAYIZ"
Milletvekillerimizi bu yürüyüşün ilk adımını atarken, doğru bir takvimlendirme içinde iktidar yürüyüşümüze herkes güvensin. Bir programımız var. Kimseyi geride bırakmayacağız. Kimseden ayrı ya da uzak değiliz. Bu iktidar yürüyüşünde ne Ekrem İmamoğlu'nu ne Mansur Yavaş'ı geride bırakırız. Edirne'den Iğdır'a, Trabzon'dan Antalya'ya. 'Ben onlarla değilim' diyen diyebilir. Bu lafı duymadığımız herkes bizimle birlikte, iktidar yürüyüşündedir. Bu yeni yürüyüşe hazır mısın? Yeni bir yol açmaya var mısınız?"





