Hakem Heyeti, tüketicinin talebini haklı bularak kabul kararı verdi. Ancak ana dağıtıcı şirket söz konusu karara itiraz etti.
İtirazı değerlendiren İzmir 7. Tüketici Mahkemesi, yakıt satış işleminin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip bayi tarafından gerçekleştirildiğini belirterek ana dağıtıcı şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğine hükmetti. Mahkeme bu gerekçeyle Tüketici Hakem Heyeti’nin kararını iptal etti.
Ana şirket ve bayi birlikte sorumlu
Adalet Bakanlığı’nın başvurusu üzerine dosya, kanun yararına temyiz kapsamında Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi. Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin kararının hukuka uygun olmadığına karar verdi.
Yargıtay kararında, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında ana dağıtıcı şirketin “sağlayıcı” sıfatını taşıdığına dikkat çekildi. Buna göre, hizmeti sunan bayi ile sağlayıcı konumundaki ana şirketin, ayıplı hizmet nedeniyle tüketicinin uğradığı zararlardan birlikte ve müteselsilen sorumlu olduğu belirtildi.
Kararda ayrıca, tarafların hizmetteki ayıptan haberdar olmamasının sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı vurgulandı. Ana dağıtıcı şirketin sorumluluğunu dikkate almayan İzmir 7. Tüketici Mahkemesi’nin kararı, dava sonucunu değiştirmemek üzere kanun yararına bozuldu.






