İnegöl’de Bitlis kültürü, dayanışma ve hemşehrilik duygusu aynı sofrada buluşuyor.

Bir şehrin kültürü yalnızca geçmişte kalan hikâyelerden, eski fotoğraflardan ya da kitaplarda yazan bilgilerden ibaret değildir. Kültür; insanlar onu yaşattığı, çocuklarına aktardığı ve birlikte paylaştığı sürece varlığını sürdürür. İşte bu nedenle İnegöl’de düzenlenecek Geleneksel Piknik Şöleni, sıradan bir piknik etkinliğinin çok daha ötesinde bir anlam taşıyor.

İnegöl Bitlis Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından ilk kez düzenlenecek şenlik, 16 Ağustos Pazar günü Tahtaköprü Yayla Sofrası’nda gerçekleştirilecek. Sabah saat 10.00’da başlayıp 19.00’a kadar devam edecek programda; yöresel yemeklerden halk oyunlarına, türkülerden çocuklara yönelik etkinliklere kadar Bitlis kültürünü yansıtan birçok etkinlik yer alacak.

Bence bu organizasyonun en kıymetli tarafı ise insanları aynı çatı altında değil, aynı duygu etrafında buluşturması. Çünkü memleketten uzakta yaşamak, insanın kendi kültürüne olan bağını daha da görünür hâle getirebiliyor. Bir türkü, yöresel bir yemek, geleneksel bir kıyafet ya da birlikte çekilen bir halay; insana doğduğu toprakları hatırlatan güçlü bir bağa dönüşebiliyor.

Şenlikte geleneksel yöresel kıyafetlerin giyilecek olması, Bitlis’e ait oyunların ve türkülerin sergilenecek olması da kültürel mirasın yalnızca anlatılmayacağını, bizzat yaşatılacağını gösteriyor. Programda “Bitlis’in Babadan Oğula” şiirinin seslendirilmesi ve Bitlis’in tarihi ile kültürel mirasına ilişkin anlatımların yapılması da bu aktarımın önemli parçaları arasında.

Üstelik bu buluşmanın merkezinde yalnızca yetişkinler yok. Çocuklar için hazırlanacak eğitici ve eğlendirici oyunlar, yarışmalar ve çeşitli hediyeler, kültürün gelecek kuşaklara aktarılması açısından ayrı bir önem taşıyor. Çünkü bir kültürü yaşatmanın en güçlü yollarından biri, çocukların o kültürü deneyimlemesine ve güzel anılarla ilişkilendirmesine fırsat vermek.

Dernek Başkanı Metin İbiş’in de ifade ettiği gibi, şenliğin temel amaçlarından biri hemşehrilerin bir araya gelerek güzel vakit geçirmesi, kültürün birlikte yaşanması ve bu konuda farkındalık oluşturulması. Etkinliğin yalnızca Bitlislilere değil, İnegöl’de yaşayan herkese açık olması ise bu kültürelbuluşmayı daha da anlamlı hâle getiriyor.

Bugün farklı şehirlerde, farklı kültürlerle iç içe yaşayan insanların kendi köklerini unutmadan başka insanlarla paylaşabilmesi büyük bir değer. Bu nedenle 16 Ağustos’taki şenliği yalnızca bir eğlence programı olarak değil; kültürün, dayanışmanın ve birlikte yaşama duygusunun bir yansıması olarak görmek gerekiyor.

Birlikte yenilen bir yemek, söylenen bir türkü, tutulan bir halay ve çocukların yüzündeki mutluluk… Belki de kültür dediğimiz şey tam olarak bu anların içinde saklı. İnegöl’deki Bitlisliler de bu şenlikle hem kendi kültürlerini yaşatacak hem de farklı insanlarla paylaşacak. Çünkü kültür, paylaşıldıkça çoğalan ve yaşatıldıkça geleceğe taşınan en güçlü miraslardan biri.

16 Ağustos Pazar günü 10.00-19.00 saatleri arasında Tahtaköprü Yayla Sofrası’nda gerçekleştirilecek Geleneksel Piknik Şöleni, Bitlis kültürünün renklerini İnegöl’de buluşturacak.