Bir okuyucumuz şahsıma ulaşarak evlerinin hemen yanı başında bulunan parkta gecenin geç saatlerine kadar eğlenen gençlerin olduğunu söyledi.

Şimdi bunda ne var ki? diyeceksiniz…

“Hatta burası özgür bir ülke, parklar herkes için yapıldı, isteyen istediği vakte kadar oturabilir, eğlenebilir” diyenler bile olacak.

Kemalpaşa Mahallesi sınırlarında apartmanların arasında yeşil alan diye bırakılan küçücük parkta kızlı-erkekli grupların gecenin 03.00’ne kadar oturması birilerine normal gelebilir ama bana gelmiyor.

15-16 yaşında ki kızların gecenin 3’ünde orada ne işi var? Ağza alınmayacak küfür ve şakalar, tuhaf yakınlaşmalar da cabası.

Güvenliğin olmadığı park ve yeşil alanları seçen gençlerin ellerinde gazete kağıdına sarılmış ne olduğu belli olmayan içkiler…

Kızların yarı çıplak halleriyle sabahın ilk ışıklarına kadar herkesi uyandıran kahkahaları…

Büyük sözü dinlemeyen, kendilerine kızanlara küfür eden, alaycı davranışlarda bulunan gençlerimiz var.

Zaten bu yaştaki çocukların ailelerinden nasıl izin aldıkları ise ayrı bir tartışma konusu.

Muhafazakar yapısıyla bilinen İnegöl’de bu tür şeyleri biz hiç görmezdik. Ne oldu bu anne-babalara, ne oldu bu gençlere böyle?

Benzer şikayetleri mezarlıklar ve ilçede ki diğer parklar içinde aldık.

Şimdi diyeceksiniz ki; bu ülkenin polisi, jandarması, bekçisi, zabıtası, güvenlikçisi yok mu?

Her köşe başına birini dikmekle bu sorunun çözümünün olacağını düşünmekte yanlış.

Çocuklarımızı özgürlük denilen bu abartılı hastalıktan kurtarmak gerek.

Özgürlük dediğimiz şey, bireylerin istediğini yapması ya da istediği gibi yaşaması değildir.

Ellerinde telefon, her yerde saçma sapan Tiktok videoları çeken nesiller yetiştirmemeliyiz.

Bizim yüzyılları aşan bir kültürümüz var. Geleneklerimiz, örf ve ananelerimiz var.

Eğer anne-babalar olarak bu yanlışa “Dur” demezsek, yarın çocuklarımızı uyuşturucu satıcılarının ellerine teslim ederiz. Demedi demeyin…