"Bir saat altmış dakikadır."

Okul sıralarında böyle öğrendik. Matematik de bunu söyler, saatler de... Akrep döner, yelkovan ilerler; her turunda altmış dakikayı tamamlar. Kâğıt üzerinde yanlış yoktur.

Ama hayat, kâğıt üzerindeki hesaplarla yaşamıyor.

Çünkü zaman, herkese aynı hızla akmıyor. Aynı saatin tik taklarını dinliyoruz belki; fakat aynı zamanı yaşamıyoruz.

Sevdiğiniz insanla koyu bir sohbete dalmışsanız, bir saat göz açıp kapayıncaya kadar geçiverir. Tam "Biraz daha oturalım." diyecekken hava kararır. Zaman, sessizce omzunuzun ardından geçip gitmiştir bile.

Ama nöbet tutan bir asker için aynı saat, bitmek bilmeyen uzun bir geceye dönüşür. Her saniye memleket özlemini biraz daha büyütür. Ufka çevrilmiş gözler, en küçük sese kesilmiş kulaklar... Dakikalar yürümüyor sanki; ağır ağır sürükleniyor.

Doğum sancısıyla evladını bekleyen bir anne için de öyledir. Her dakika acının içinden umuda uzanan ince bir köprü olur. Zaman ilerler ama sabır da sınanır, yürek de...

Bir diş ağrısıyla sabahlayan insana sorun mesela... Gece geçmez. Saat ilerler, rakamlar değişir; ama acı zamanı yerinden oynatmaz. Bir dakika bile saatler kadar ağır gelir.

Sınav sonucunu bekleyen bir genç...

Ameliyathanenin kapısında dua eden bir baba...

Sevdiğinin yolunu gözleyen bir eş...

Evladından gelecek telefonu bekleyen bir anne...

Hepsi aynı saate bakar. Aynı akrep, aynı yelkovan... Ama hiçbiri aynı zamanı yaşamaz.

Demek ki zamanın gerçek ölçüsü ne takvim yapraklarıdır ne de duvardaki saatler.

Asıl saat, insanın yüreğinde çalışır.

Mutluluk zamanı kanatlandırır. Özlem uzatır. Acı ağırlaştırır. Umut ise en uzun bekleyişlere bile dayanma gücü verir.

Belki de bu yüzden hayatın hesabı matematiğe benzemez.

Matematikte bir saat, altmış dakikadır.

Hayatta ise bazen bir saat bir ömür kadar uzun, bazen de bir ömür bir saat kadar kısadır.

Akrep döner.

Yelkovan yürür.

Fakat zamanı asıl anlamlı kılan, onların gösterdiği rakamlar değil; insanın yüreğinde bıraktığı izdir.

Şimdi gelin, kendimize şu soruyu soralım:

Peki, sizin bir saatiniz kaç dakika?