Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
Dış politikadan ticarete, ekonomiden güvenliğe ülkemizin ve bölgemizdin konularını değerlendiğimiz toplantımızın hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum. 86 milyonun emanetini taşıyan bir kadro olarak, önemli olan aziz milletimizin tüm Türkiye’nin huzuru, refahı ve geleceğe güvenle bakmasıdır. Milletimizin teveccühüne layık olmak için gece gündüz çalıştık, Türk milletinin başını eğdirmedik. Türkiye’nin menfaatlerini gündemimizin ilk sırasına yerleştirdik.
2025 yılındaki hizmet dökümümüzü geçen yıl paylaştık. Geçen yılımıza ait karnemizi milletimizin takdirine sunduk. Milletimize hizmet yolculuğunu kararlı adımlarla devam ediyoruz. Tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Bu vatanın her köşesini ihya etmekte ve Türkiye’nin imkânlarını her ferdine adil bir şekilde ulaştırmakta kararlıyız. Bize oy vermiş ya da vermemiş tüm vatandaşlarımız şunu bilmesini istiyorum. 81 ilimizde yaşayan her bir vatandaşımız aynı standartta hizmete layıktır. Bölgecilik yapmak, siyasi görüşlere ve kökenlere göre insanları ayırmak bizim kitabımızda yer almamıştır. Her insanımızı aynı muhabbetle kucaklıyor ve bağrımızı basıyoruz. Her zaman eserlerimizle konuşuyoruz.
ANKARA'DAKİ SU KRİZİ
Türkiye’nin başşehrini vatandaşlarımızı haftalarca susuzluğa mahkum edenlerin insafına bırakamayız. Enerjilerini sorunlara çözüm üretmek yerine bahane üretmeye ve kendileri dışındakileri suçlamaya harcayanlar bizim şehirlerimize hizmet şevkimizi kıramazlar. Bu ülkede kutuplaştırma denince, kriz fırsatçılığı, iş bilmezlik denince kimin akla geldiği malumdur. Kimin hizmet karnesinin pekiyilerle kimin sicilinin kara lekelerle dolu olduğu bellidir. Yerel yönetimlerde patlak veren skandallar Türkiye’nin son seçimlerde ne kadar isabetli bir tercih yaptığını ortaya koyuyor. 14 – 28 Mayıs seçimlerinde milletimiz derin bir uçurumun kıyısından son anda dönmüştür. Milletimiz iktidarımıza ve ittifakımıza güvenerek Anadolu irfanının ne demek olduğunu sandıkta bir kez daha göstermiştir.
"BİR VE BERABER SURİYE BÖLGE İÇİN VAZGEÇİLMEZ"
Ortak bir tarihi, ortak bir kültürü, bin dört yüz yıllık ortak bir medeniyet birikimini paylaştığımız Suriye’deki her gelişme bizi doğrudan ve yakından ilgilendirmektedir. Komşumuz Suriye’nin 8 Aralık devrimiyle kavuştuğu özgürlük ortamının kalıcı huzura, istikrara ve barışa tahvil edilmesi için çaba harcıyoruz.
Toprak bütünlüğü haiz bir ve beraber Suriye'nin bölge için vazgeçilmez olduğu inancındayız.
Suriye Arap, Türkmen, Kürt herkesindir.
Suriye halkının kardeşi, komşusu ve kara gün dostu bir ülke olarak bu süreci sabote edecek hiçbir teşebbüse müsaade edilmemesi gerektiğini özellikle vurguluyoruz. Tek devlet, tek ordu ilkesi Suriye’nin birlik ve bütünlüğü açısından vazgeçilmezdir. Bu ilkeyi tahkim edecek her türlü adımın Türkiye’nin desteğini aldığını ve almaya devam edeceğini ifade etmek isterim.
Devlet içinde devlet kurma peşinde olan bir avuç dışında Suriye halkının anlaşmadan memnun olduğu görülüyor.
Halep’in bazı mahallelerinin işgalden kurtarılması amacıyla geçen hafta başlatılan askerî harekât, dün ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasıyla neticelenmiştir. Şunu özellikle memnuniyetle ifade etmek isterim ki Suriye ordusunun bu hassas operasyonu her aşamasında büyük bir dikkatle yönetmesi, operasyon süresince sivillerin zarar görmemesi için azami hassasiyet göstermesi her türlü takdire şayandır.
Suriye’nin kuzeyini işgal altında tutan silahlı unsurlara karşı yürütülen bu süreçte Suriye ordusu son derece başarılı bir sınav vermiş; haklıyken haksız duruma düşürecek eylemlerden özenle kaçınmıştır. Suriye hükümeti, müzakereyi önceleyen politikasıyla yıllardır kangren hâline gelmiş bir sorunu mümkün olan en az hasarla çözüme kavuşturmuştur.




