İklim eylemi ve adil dönüşüm başlıklarının masaya yatırıldığı zirvede dünya liderlerine seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin ev sahipliğindeki hazırlık takvimini ve küresel hedefleri paylaştı.

COP31, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da toplanıyor

Türkiye’nin COP31 başkanlığına talip olduğunu daha önce ilan ettiğini anımsatan Erdoğan, büyük zirvenin 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da hayat bulacağını belirtti. Antalya buluşmasını salt temennilerin dile getirildiği bir organizasyon değil, alınan kararların sahada uygulamaya dönüştüğü bir dönüm noktası kılmak için çalıştıklarını vurgulayan Erdoğan; Avustralya ile iş birliği içinde, farklı coğrafyaların önceliklerini ortak paydada buluşturan bir hazırlık yürüttüklerini aktardı. Erdoğan ayrıca, Fiji’deki Pre-COP toplantısı ile Tuvalu’da yapılacak liderler zirvesinin Pasifik ada ülkelerinin sesini dünyaya duyurmasında kritik bir rol oynayacağını dile getirdi.

"Artık kaybedecek vaktimiz yok"

İklim krizinin yıkıcı sonuçlarına parmak basan Erdoğan, son 1 yıl da dahil olmak üzere geride kalan 11 senenin kayıtlara geçen en sıcak periyot olduğunu hatırlattı. Nepal’de meydana gelen sel felaketine de değinen Erdoğan, Türk milleti ve devleti adına kardeş Nepal halkına geçmiş olsun dileklerini ileterek, yaşanan felaketlerin insanlığın artık kaybedecek tek bir dakikasının dahi bulunmadığını acı bir şekilde yüzlere çarptığını ifade etti.

"Antalya’da çok daha fazlasını başarmalıyız"

Paris İklim Anlaşması’nın ilk 10 senelik etabında küresel vizyonun belirlendiğini, ikinci 10 yılın muvaffakiyeti için ise geçen yıl Belém’de tarihi adımlar atıldığını söyleyen Erdoğan, çıtanın daha yukarı taşınması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

"Antalya’da çok daha fazlasını başarmak durumundayız. İddia ile imkânı, hedef ile uygulamayı birbirine yaklaştırmalıyız."

COP31 stratejisini doğrudan icraat eksenli kurduklarını ifade eden Erdoğan, özellikle elektrifikasyon hamleleri ve sıfır atık seferberliği gibi stratejik başlıklarda 2035 vizyonuna uzanan yeni hedefler belirlediklerini dile getirerek katılımcı ülkelerden güçlü destek beklediklerini söyledi.

"Her ülkeden aynı hızda ilerlemesini beklemek adil ve gerçekçi değil"

Çevre ve emisyon hedeflerinin ülkelerin ekonomik ve toplumsal dinamikleriyle harmanlanması gerektiğini savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalkınmayı destekleyecek adımların her devletin kendi imkânları, özgün şartları ve ulusal öncelikleri temelinde yükselmesi gerektiğini kaydetti. Yeşil finansman kaynaklarına ve ileri teknolojiye erişimdeki küresel dengesizlikler sürerken bütün aktörlerin aynı tempoda yol almasını beklemenin gerçekçi olmadığını aktaran Erdoğan, iklim gayretleri ile refah artışı arasında sağlam köprüler kurulduğu takdirde adil geçişin kalıcı hale geleceğini vurguladı.

Erdoğan, hitabının sonunda tüm heyetlere teşekkürlerini sunarak, küresel iklim mücadelesine yön vermek üzere dünya temsilcilerini Antalya’daki zirveye davet etti.

Kaynak: TÜRKİYE GAZETESİ