Ticaret Ahlakı deyince neyi algılıyorsunuz? Sizi bilmem ama ben açık seçik olarak şöyle sıralamak istiyorum:
Bir- Dürüstlük!
İki- Hakkaniyet!
Üç-Empati!
Dört-Müşteri memnuniyeti!
Beş-En önemlisi sabır ve metanet!
Altı-Helal para kazanma!
Bu sıraladığımız vasıfları taşıyan ticaret erbabının asla kaybetme korkusu olamaz. Dinimizce en kötü vasıfsa sahip olan ticarette harım sayılan haksız kazanca tevazu etmek. Velinimeti olan müşterilerini aldatmak. Tabiri caizse, müşterilerini kazıklamak.
Malının kalitesiz, çürük ve dayanıksız olduğunu bildiği halde o malın ayıbını örtmek, yeminlerle o malı sağlam ve kaliteli olduğunu iddia ederek müşteriye satmak.
İnsan sağlığını hiçe sayarak bayat ve yenilmeyecek derecede olan malları bile bile müşteriye satmak.
Bakın ticari hayatında insan dürüst olmak zorundadır. Şayet kendisini bir Müslüman olarak niteliyorsa. Ancak günümüzde az sayıda da olsa ticareti sürekli fırsatçılık, aldatmacalık, yalanlarla dolu pazarlamacılık ile kazanç peşinde olan esnaflarımız maalesef mevcut.
Şimdi gelelim İslam da Ticaret Ahlakına:
İnsanlığa huzurlu, dengeli ve hakkaniyetli bir hayatın yolunu gösteren dinimiz, ticaret ve alışveriş ahlakına dair bir takım prensiplerin yer aldığını belirtmektedir. Bu prensiplere göre Müslüman ticaret erbabı sadece dünyevi karına, kazancına değil. Çok daha önemli olan ahiret yatırımına ağırlık verir.
Kazancına haram bulaştırmamak için önem ve titizlik gösterir. Yüce Rabbimizin yasak olarak kıldığı haram sayılan maddeleri alıp satmaz. Yaptığı işin İslami ilkeler doğrultusunda alışverişlerini yapmaktır.
Aldatmacılığı marifet ve açıkgözlülük sayarak, tartıda eksik tartmak, çürük şeyler satmak, fahiş fiyatlarla mal satmak gibi eylemler içinde bulunmak, bir Müslümana yakışmayacağı gibi de kul hakkı ihlali ile de bunun bir hesabı olacağını asla unutmaması gerektiğini bilmesi gerekir.
Ticaretin temelini haramla inşa edenin sonun berbat olacağını kestirmesi gerekir. Oysa ticaretinin temelini helal ile atanların her iki âlemde de yüzlerinin güleceğini bilmesi gerekir.
Sadece kazanmak için yola çıkmak, ticari ahlaka da, insanlığa da, Müslümanlığa da yakışmayan bir üslup olduğunu bilmesi gerekir.
Peki, günümüzde bu olumsuzluklara uyan kaç kişi vardır? Etrafımızı saran kazanma hırsına rağmen? Sürekli televizyonlarda izlediğimiz sahtekârlık peşinde koşup Müslüman kardeşlerini soymak için sürekli aldatma projeleri üreten dolandırıcı şebekeleri bu olumsuz işlerin neresinde? Aldatmayı, havadan para kazanma yollarını deneyen, insan müsveddeleri bu işlerden ne zaman eli eteğini çekecekler?
Toplumu böylesine dejenerasyona sokan suç çağda mı? Yoksa teknolojinin getirdiği kolaylıkları sahtekârlıklarda kullanan neyi düğü belirsiz insancıklarda mı? Bütün bunların muhasebesi sizlere bırakıyorum! Allah cc. Bu yoldan çıkmış insancıkları doğru yola getirsin…