Cumhuriyet erdemdir. 29 Ekim, ülkemizin, insanımızın bağımsızlığa doğduğu gündür. O nedenle en önemli bayramımız olan Cumhuriyet Bayramı, coşku dolu bir bayram, güne mutlulukla uyanmak, özgürlüğün, bağımsızlığın tadını çıkartmaktır.

“Cumhuriyet; Fikren, ilmen ve bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.” diyen Mustafa Kemal’in Türk gençliğine bıraktığı kutsal emanettir. Bu bilinçle hareket eden gençliğin, Mustafa Kemal'in gençliğinin koruma bilincidir.

Cumhuriyet, bir fazilet (erdem) rejimidir. Cumhuriyet, sonsuzluktur.

“Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır.” Bu ifade, kendini Mustafa Kemal’in askeri gören herkes için geçerli bir slogan, yerine getirilmesi gereken bir görevdir. O nedenle, Cumhuriyet, sorumluluktur.

29 Ekim'in Hikayesi ve İlan Süreci

Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922): Osmanlı saltanatının kaldırılmasıyla birlikte devletin yönetim biçimi ve rejimi konusundaki belirsizlik ortaya çıktı.

Ankara'nın Başkent Olması (13 Ekim 1923): Yeni devletin merkezi Ankara olarak kabul edildi.

Hükümet Krizi ve Çözüm: Ekim 1923'te kabinenin kurulamaması üzerine Mustafa Kemal Atatürk, yönetim biçiminin cumhuriyet olması gerektiğini belirtti.

Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923): 29 Ekim akşamı TBMM’de yapılan oylamada, 158 milletvekilinin tamamının oyuyla anayasa değişikliği kabul edildi ve "Türkiye Devletinin hükümet şekli Cumhuriyettir" denildi.

İlk Cumhurbaşkanı: Oylamanın hemen ardından Mustafa Kemal Atatürk oy birliğiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi.

Bayram Olma Süreci

İlk Kutlama Cumhuriyetin ilan edildiği gece halkın coşkulu kutlamalarıyla başladı; resmi olarak ilk yıl dönümü 29 Ekim 1924'te törenlerle kutlandı.

Resmi Bayram 19 Nisan 1925'te kabul edilen 628 sayılı kanun ile 29 Ekim resmi milli bayram olarak ilan edildi.