Konuyla ilgili açıklama yapan İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik "1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren tebliğ ile çiftçilerimizden vergi ve SGK prim borcu olanlar için tarımsal avantajlı kredi alma imkanı kalmamıştır. Bu gerek Ziraat Bankası işletme ve yatırım kredileri, gerekse tüm tarımsal kredilerde ve çiftçilerimizin can simidi olan kredi kooperatiflerinden alacakları tarımsal girdilerde (gübre ilaç mazot vesair) uygulanmakta ve üretimi finanse etme telaşında düşen çiftçilerimizi zorlamaktadır. Halkımızın gıda ihtiyacının karşılanmasında temel sektör olan tarım, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Tarım ve Orman bakanlığımız ve belediyelerimiz tarafından desteklenmektedir. Türkiye için stratejik bir sektör olan tarım gerek halkımızın besin maddeleri ihtiyacını gerekse ihracatın önemli bir kalemini teşkil etmektedir. Bu üretimin kesintisiz ve problemsiz şekilde sürekliliği ülke ekonomik dengelerimiz ve topyekün enflasyonla mücadele açısından da büyük önem taşımaktadır. Zira mahsul her yıl düzenli alınmazsa mal arzında daralma olacak, bu da fiyatları yukarı yönde hareketlendirerek Gıda enflasyonunu artıracaktır" diye konuştu.
Başkan Çelik, "2025 yılı Türkiye'ye tarımsal üretiminde önemli bazı olumsuzlukların yaşandığı bir mahsul yılı olmuştur. Yıl içerisinde nisan ayında yaşanan zirai don, ürün istihsalinde bazı ürünlerde yok yılı olmasına, birçok üründe de Rekolte ve kalite kaybına neden olmuştur. Ayrıca yine 2025 yılı zirai kuraklığın hemen tüm bölgelerimizde yoğun hissedildiği ve mahsul miktar ve kalitesinde kayıpların önemli düzeyde yaşandığı bir yıl olmuştur.2026 yılı için üretim hazırlığı yapan çiftçilerimizin finansmana büyük ihtiyaç duyduğu şu dönemde yürürlüğe konulan bu kararın üretimi olumsuz yönde etkileyeceği açıktır. 2026 yılında tarım ürünlerinde yaşanabilecek kayıplar enflasyonun yukarıya dönmesine yönelik bir tesir icra edecek ve ülkemiz ekonomisine halkımızın beslenmesine zararlı tesir vermesinin yanında, bazı temel gıdalarda ithalat yapma mecburiyetini de getirebilecektir .Bu durum fiyatların kontrol edilmesini zorlaştırıp enflasyonla mücadeleye zarar verebilir. Bu gerekçelerle tarımsal kredilerle ilgili bu tebliğin bir an önce yürürlükten kaldırılarak, çiftçilerimize tarımsal üretimin devamında finans imkanıyla bir nefes aldırılması gerektiği kanaatindeyiz" diye konuştu.
Çelik, "2025 yılı çiftçimiz açısından zor geçti. Biliyorsunuz birçok yerde kuraklık yaşanırken birçok yerde don olayları yaşandı. Don olaylarıyla ilgili devletimizin, hükümetin vermiş olduğu cansuyu destekleri de var. Bunu da inkar edemeyiz ama bir tarafta kazanılması gereken para miktarları öbür tarafta can suyu hal böyleyken birçok çiftçimiz olmazsa olmazı hayvancılıktır. Hayvancılıkla çiftçilik bir arada yürütülmektedir. Ancak çiftçimiz o zaman ayakta kalabilmektedir. Tarım ürünlerinden zarar etse hayvancılıkla, hayvancılıkta sıkıntı olsa birbirini telöre ederek gidiyor. Şimdi biliyoruz bir de bu 2025 yılında 6 aydır hayvan pazarları kapalı şap hastalığından etkilenen dünya kadar çiftçilerimiz var. Örneğin bir ton et üreten çiftçimizin. 300 kiloya indi 5 ton et üreten çiftçimizin, biz bu küçük işletmelerden bahsediyoruz. 2 tona kadar indiği hayvanların zayıflamasından dolayı durumlar da söz konusu. Sade, tarım ürünleri anlamını değil aynı zamanda hayvancılıkta da bu şap hastalıklarından dolayı çiftçilerimiz büyük zarar etmektedir. Bu zor şartlar altında 2026 yılı girdiğinde şunu günlerinde özellikle mart ayında çiftçilerimizin tarlaya geleceğini bahçesine gireceğini varsayarsak o zamana kadar bu yapılan yanlış uygulamanın ivedilikle kaldırılmasını talep ediyoruz. Burada şöyle bir durum da söz konusu, onu da söyleyeyim. Örneğin tarım bağ kur borcum var. Ben bu işten süspansiyon kredilerden yararlanamıyorum diyelim. Ben Sosyal Güvenlik Kurumuna gidip bir yapılandırma demiyoruz. Biz bunu hadi borcumu taksitlendirirken bu şeyi aşıyorum. Ancak bunun faizi %45 civarlarında. Özellikle seçimlere doğru yapılan yapılandırmalar yok mu? Faiz indirimleriyle birlikte biz bundan bu şekilde yararlanılacak ancak bu yapılandırmayı yapabiliriz. Borç taksitlendirme değil, yapılandırma istiyoruz. Aynı şekilde vergi borcumuz varsa bunu da o şekilde talep ediyoruz. Yoksa gerçekten bizleri çok zor bir yıl bekliyor. Hepinize saygılar sunuyorum." dedi.





