Yaş kemale erince insanlar daha çok kendileri ile ilgilenmesini ister veya bekler. Hayatın bir akışı olan yaşlılık insanoğlunun bir gün bu yola gireceğini bilmesidir.
Ancak her insan bir gün gelip elden ayaktan düştüğünde bunun farkına varabiliyor.
Hep genç kalacağını sanan insanoğlu yaşlanmayı hiç mi hiç aklına getirmez. O güzellik ve yakışıklılık bir gün yerini ak saçların, buruşuk yüz hatlarının belirdiğinde ve beli iki büklüm olup üçüncü ayağının (Bastonu) elinde olduğunda anlayacaktır.
Biraz huysuz, biraz alıngan ve birazda ilgi bekleyen biri olup çıkarız. Bazen denk geliyorum toplu taşıma araçlarında yaşlılara yer vermeyen zamane gençlerini, ya ellerinden hiç düşürmedikleri cep telefonlarını iyice yüzüne yapıştırırcasına oyun oynamakta ya da birileri ile yazışma yaptıklarına sizlerde bu tiplere mutlaka rastlamışsınızdır.
Oysa yaşlılar toplumun Rahmet kaynağıdır. Gençken elde ettiği bilgi ve tecrübeleri yeni kuşağa aktardığını unutmamak gerekir.
Evet, saygı göster ki sende zamanı geldiğinde saygı göresin. Ancak gerek gençliğin verdiği deli kanlılık döneminde bu durumun farkında olmadan gençlerin yaptıkları hatalar, zamanı geldiğinde kendileri de yaşlandığı zaman anlamış olacaklardır.
Çok sevdiğim bir Cemal Safi şiirinde ki mısralar gibi:
“Uçtu gençlik çatladı nar,
Artık kapalı bütün kapılar.
Olan oldu biten bitti.
Orhan ile Cahit bile,
Bu uğurda gitti.
Düşünmedim Salih
Düşünmedim kardeşim!
Karların birden bire
Bastırıp birden bire yağacağını!”
Cemal Safi’nin bahsettiği yağan kar ağaran saçları. İşte insanoğlu yaşam süresinde belki birçok hata yapmıştır. Bu hataları gençlerin yapmaması için onlara nasihatler vererek iyi yönde gitmelerini sağlamak için büyüklerimiz çaba harcarlar.
Fakat görünen o ki gençlerin hiçte büyüklerden ders almaya ve hayatı anlamaya niyeti yok. Bırakın birine:
“Oğlum yaptığın bu hareket doğru değil!” diye ikaz etseniz, maazallah hemen:
“Sana ne moruk! Sende kim oluyorsun!” diye bacak kadar çocuktan papara yersiniz.
Velhasıl’ı kelam bu zamanda kimsenin işine karışılmıyor. Zaman mı bozuldu? Zamane mi? Bilene aşk olsun. Gelin yine güzel bir taşlama ile bu günkü yazıma noktayı koyalım:
Yusufelili Huzuri'nin 15 kıtadan oluşan taşlamasından sadece iki kıtasını sizlerle paylaşmak istiyorum
TERS ÖĞÜT DESTANI
Ananın erine çağırma peder
Evvel ahır sana kötülük eder
Kemlik et elinden geldiği kadar
Sakın iyilik edip düşman kazanma
Kime iyi desen darılır söver
Merhamet zamanı değildir meğer
Yanında birini kesseler eğer
Bir hançer de sen vur sonra utanma