Hatırlarsanız geçen yıl bu sütunlardan “ATASÖZÜ MÜ? ÖZLÜ SÖZ MÜ?” başlığı altında yazdığım yazımda da belirttiğim gibi, gerçek Atasözlerine bir diyeceğimiz yok.

Ancak birileri kendinden uydurduğu sözleri Atasözü gibi lanse etmesi bizim kafamızı karıştırıyor. Neden mi?

Geçenlerde bir kanalda yarışma programında Atasözü diye sorulan soruyu ben şimdi buradan sizlerle paylaşacağım ve ben bu sözün Atasözü mü diye internetten araştırdım böyle bir atasözüne ulaşamadım. Şimdi bir de siz karar verin bakalım:

“AĞZINA KADAR DOLU TESTİ BİR DAMLA SU KABUL ETMEZ!”

Evet, gelelim gerçek atasözlerine! Yukarıda belirttiğim gibi bu sözlerin kimler tarafından ne maksatla söylendiğini bilmemiz mümkün değil. Ancak iyi ya da olumsuz bazı olaylara verilen manzume şeklindeki sözleri artık bilmeyenimiz yoktur.

Birçok sözün atasözü olduğuna dair de bir kanıt olmadığına göre, belki iyi niyetle söylenmiş söz olsa bile biz bu sözlere atasözü diyemeyiz. Öncelikle sözü söyleyenin kim olduğuna, bu sözü ne zaman ve ne için söylediğine bakmamız gerekir. Bize bu sözlerin bir kısmının Çin atasözlerinden geldiği de bir rivayet ile anlatılır. Çin atasözü neden bize mal edilmiş ve biz de bu sözlere kendi atamızın sözü olarak kabullenmişiz bu da bir başka merak konusudur.

Oysa bizim gerçek atasözlerimiz yok değil! Buna örnek olarak Orta Asya da Oğuz Türklerinin Bilgesi sayılan Dede Korkut hikâyelerinde geçen birçok özlü söze rastlamamız mümkün. Nasihat ve kısa’larla dolu olan Dede Korkut hikâyelerinden örnek alacağımız onlarca söze neden biz atasözü diye sahip çıkmıyoruz? Kökeninin Çin bilginlerinin kendilerine göre söylediği sözlere neden itibar ediyoruz bilinmez.

Gelelim bizim atasözlerine: “Acele işe şeytan karışır.” Ve bir başka güzel özlü söz: “Adam Hacı olur mu ulaşmamakla Mekke’ye, Eşek Derviş olur mu taş çekmekle Tekke’ye?” Yine sıkça kullandığımız yine güzel bir özlü söz ise: “Allah Dağına göre kar verir.” Doğruluk konusunda bir başka özlü söz: “Allah doğrunun yardımcısıdır.” Gibi güzel sözlerden bir başkası da: “ Allah gümüş kapıyı kaparsa, altın kapıyı açar.” Ve: “Azrail gelince oğul uşak sormaz.” Bir başka özlü söz: “Berber, berbere benzer, ama başın Allah’a emanet!” Daha birçok güzel ve anlamlı atasözümüz var.

Bunların içinden biri de son dönemlerde sıkça kullandığımız ve kökü fazla uzağa dayanmayan bir söz de mevcuttur. Merhum Başbakan ve Cumhur Başkanı Süleyman Demirel’in sıkça kullandığı özlü söz:

“Atı alan Üsküdar’ı geçti!” Özlü sözüdür. Bu sözün de bir hikâyesi vardır:

Bilindiği gibi Osmanlı döneminde At Pazarı olarak bilinen Topkapı sarayının yakınlarında ki yerde kurulan pazardan söz etmek istiyorum. Bu pazarda sadece at satılmaz aynı zamanda esir ticareti de yapılırdı. Bu pazarda satılan esire Hürrem Sultanda saraya bu vesile ile girmiştir. Daha sonra Hürrem Sultan bu pazarı kaldırıp yerine bir külliye yaptırmış. Bu külliye de Pazar yerinin bulunduğu yere kadınlar hamamı yaptırılmıştır. Bahsi geçen özlü söz de bu yerin at pazarı olduğu dönemde geçer. Bu pazardan at satın alan biri atı alıp Karşı kıyıya sandal ile geçirir. Atı satan kişi at karşılığı verilen parayı eksik olduğunu fark edince yana yakıla atı satın alan adamı arar. Önüne geçene sorar. İçlerinden biri satıcıya:

“ Biri sandalla karşı kıyıya at götürüyordu. Ama Atı satın alan adam şimdi çoktan Üsküdar’ı geçmiştir!” der. Tabi bu anlatılan olay bir hikâyeden ibaret olup, “Atı alan Üsküdar’ı geçti!” Sözü ile ilgilimidir, değimli dir bilinmez?

Şimdi bizler neden bu sözlere takılı kalmışız bu da ayrı bir merak konusudur. Aklı başında, okumuş, edebiyatı kuvvetli bilgili herkes güzel özlü sözler söyleyebilir. Nitekim telefonlarımızda birçok kişi kendi çapında güzel yazılar yazarak kendilerini kanıtlamışlar. Ben bile zaman, zaman böyle özlü bir söz yaza bilirim. Mesela:

“Varken varlığın kıymetini, yokken sabretmeyi bilmelisin!” Bunun gibi sizlerde güzel sözler üretebilirsiniz. Denediğinizde ortaya çıkacak güzel sözleriniz, bir gün atasözü olarak size döndüğünde sakın şaşırmayın.

Bana soracak olursanız bende herkes gibi zaman, zaman bu özlü sözleri kullanır, bizden küçüklere bu sözlerle nasihat ederiz. İşte böylece atasözü diye söylediğimiz sözler asırlar boyu sürüp gider.

Her kesin sevdiği veya çok sıkça kullandığı bir özlü söz vardır. Benimde çok sevip arkadaşlar arasında sıkça kullandığım bir özlü söz var. Bu sözü de sizinle paylaşarak köşe yazıma noktayı koymak istiyorum:

“Zenginin malı, fakirin çenesini yorarmış!”