Ne kadar dil döksek ne kadar protesto etsek ve kınasak zalimler yaptıklarından ve yapacaklarından geri kalmamakta. Her geçen gün bir bahane bularak orada Filistinlilere kan kusturan İsrail zülmü artarak devam ederken, dünyanın kayıtsız kalmasının ardından iyice şımaran İsrail ve onun Başbakanı Binyamin Netanyahu bu defa İran’a takık durumda. Devreye Amerika’yı da sokarak Orta doğuyu kana bulamaya ant içmiş gibiler.

Evet, Orta doğuyu kan gölüne çeviren canilikte Hitleri geçen İsrail ve 9. Başbakanı Binyamin Netanyahu saldırılarını sürdürmekten kaçınmıyor! İnsan hak ve hukukunu hiçe sayarak, tüyü bitmemiş bebeler, kadın ve yaşlılara cehennem azabı çektirmekten büyük bir haz duyduğuna şahit olduğumuz şu günlerde yaşanan saldırıları ibretle ve hayretle izlemekteyiz. Üstelik kendi vatandaşları bile bu yapılan katliama ve dünya barışını bozan Binyamin Netanyahu ’ya tepki göstermelerine rağmen orada yaşananları ne Amerika, ne Avrupa ne Rusya ve işin Türkçesi nede dünya buna teki göstermemesi insanın kafasını kurcalamıyor değil!

Birçok bilim adamının ortaya attığı kıyamet senaryolarını aratmayan bu katillere dur diyenin olmadığını, üstüne üstlük bu katillerle işbirliği yaparak bu kıyıma yardımcı olanları da lanetle kınıyoruz!..

İnsanlar artık Kıyametin kopmasını isterken bazı bilim adamları iyice yaşlanmış dünyamız için çeşitli kıyamet senaryoları yaza dursun bu senaryolara gerek duymayan İsrail sonunda kıyameti hazırlayacak. Kendisi de bu kıyameti de tatmış olacak!

Oysa gerçekte olabilecek bir kıyamet senaryosunun yakın bir gelecekte yaşamamıza pek de uzak değiliz. İşte size canlı örnek: İsrail’in İran’ı, İran’ın da İsrail’i vurması sonrası her iki devlet Nükleer silahları devreye sokacakları var sayılırsa bu restleşmelerin sonu bunu gösteriyor. Evet, bütün dünyayı tedirgin eden bir durum olsa da bu kumarın sonunun nereye varacağını kestirmek mümkün değil!

Gerçekten bütün dünyanın merakla beklediği anlamsız bu savaşın ve soykırımın sonu ne zaman gelecek sorusu? İnsanın kafasını kurcalamıyor değil. Bizde diyoruz ki, barış ve huzur içinde kardeşçe yaşamak varken ne bu canilik? Bir avuç toprak için insanların bir birlerini yemeye ne hacet? Ancak gözleri dönmüş katillerin hiçte dur durak bildikleri yok!

Hani güzel bir Atasözü vardır ya:

“Azan ya belasını, ya da Mevla’sını bulur!” İsrail’in bu azgınlığı Mevla’yı bulmayı bırakın Beladan da öte hiç birinin yatacak yeri olmayıp gayya kuyusunu dolduracağı muhakkak!

İşin başka yönü ise yukarıda belirttiğim atasözünü dinleyen var mı?

Savaşın veya bir değişle katliamın ne zam son bulup bu bölgede insanlar rahata ereceği? Bu da Allah’a kalmış bir durum!

İki günlük dünyayı insanlara ve insanlığa harem edenleri bizler Allah’a havale ediyoruz!..

Şu mübarek Ramazan ayının yüzü suyu hürmetine, Yüce Rabbim Orta doğuyu bu canilerin elinden kurtarsın! Bu kutsal topraklara insanca, birlikte ve kardeşçe kan akıtmadan yaşamayı nasip etsin!