Sevginin günü ayı hatta yılı olmaz. Seven insan bir ömür sever ve mutlu ve bahtiyar yaşar. Her yıl olduğu gibi yine bu yılda Sevgililer Günü, telaşesi almış yürüyor! Ama?

Şimdi gelelim şu meşhur Sevgililer gününün kimin icadı olduğuna:

Her yılın 14 Şubat günü birçok ülkede kutlanan özel gününün ne olduğuna şöyle kısa bir göz atalım!

Evet, Kökeni, Roma Katolik Kilisesi'nin inanışına dayanan bu gün, Valentine ismindeki bir din adamı için ilan edilen bir bayram günü olarak ortaya çıkmıştır. Bu sebeple bazı toplumlarda "Aziz Valentin Günü" olarak bilinir.

Bir yılda 365 gün var. Neredeyse bir yılın her gününe bir özel gün eklemiş durumdayız. Kimin icadı olduğuna neden kutlandığına bakmadan araştırıp soruşturmadan aynı Noel kutlamışın da olduğu gibi bizden olmayan dini farklı inancı ve dili farklı toplumların bayramlarını ve özel günlerini kendimize mal etmişiz. Yazık!..

Haydi, Anneler Gününü anlıyoruz da şu Sevgililer gününü neden kutluyoruz? Bunu çözemiyorum. Bu özel günler furyamız, neredeyse takvim yapraklarına sığmayacak kadar bir çılgınlık seline dönüştü. Hemen herkes gerek bir meslek dalı ile ilgili bir gün icat ederken, kimileri farklı, farklı akımları bir özel güne dönüştürdü. Bu özel günlerde bir birlerine hediye alanlardan tutun kimi yemek ziyafetleri ve çılgın eğlencelerle sözüm ona o günü kutlamaya başladılar.

Bu günlerden de bana göre en saçması “Sevgililer Günü” saçmalıktan ziyade inancımıza ve geleneklerimize uymayan bu günü neden kutlarız? Bunu da siz düşünün? Evet, hani güzel bir özlü söz vardır:

”Ortada fol yok, yumurta yok! Nereden çıktı bu civ civ” belki bir birleri ile evlenmeyecek arkadaşlarda bu günden nasibini alarak saçmalığa katkıda bulunmaktalar.

İşin bir garip yanı da bu günü kendi çevresinde kutlamayı bırakıp ya bir kayak merkezine veya kilometrelerce uzak bir yerde lüks bir restoranda kutlamakta! Bazı zengin kesim ise işi daha ileri bir boyuta taşıyarak bu günü yurt dışında kutlamakta. Vallahi akıl alır bir iş değil doğrusu. Bence yurt dışına çıkma niyeti olan varsa Vatikan’a gidip papa ile Aziz Valentin Gününü beraberce kutlasınlar. Onlara ancak böylesi yakışır.

Öte yanda böyle özel günlerde en kazançlı çıkanlar ise hediyelik eşya satanlar ve eğlence mekânları. Malı götürüyor olması!

İşin bir başka yüzü insan annesini, babasını veya sevgilisini bir gün hatırlayıp o gün kutlaması veya bu saydıklarıma sevgi gösterisinde bulunmasına akıl sır erer gibi değil.

Uyanık ticaret erbabı bakalım daha ne günleri icat edecekler? Kazanç uğruna çıkarılan bu gün, şu günü çılgınlığı daha ne kadar devam edecek merak etmiyor da değilim doğrusu.

Bizim ne güzel Bayramlarımız, kutsal gecelerimiz ve günlerimiz varken, israfa ve harama yönelik özel günler de içki içerek çılgınca eğlenerek gün kutlamak kadar saçmalık olmaz olmasına ya bizdeki bu yabancı hayranlığı olduktan sonra her şeyi beklemek pekte mantıksız değil.

Gelelim madalyonun diğer yüzüne:

Aşkı bile oyuncak eden zamane gençleri deli gibi seviyorum! Aşığım dediği sevgilisi ile en fazla bir yıl sürdüre biliyor. Eğer evlenmiş iseler soluğu Adliyede alarak ayrılıyorlar. Evli değilse zaten aşk ve sevgi başladığı andan sonra bitiyor. Şimdi soruyorum:

“Nerede kaldı Sevgililer Günü? Hani aşk bunun neresinde? Harcadığın onlarca paraya ne oldu?”

Rabbim bunlara akıl fikir ihsan eylesin! Daha doğrusu Islah eylesin!