Emsal niteliğindeki dava süreci, özel bir hastanede ambulans şoförlüğü yapan bir çalışanın fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi gerekçesiyle sözleşmesini tek taraflı feshetmesiyle başladı. Kıdem tazminatı, ücret, prim, yıllık izin alacağı ile ulusal bayram ve genel tatil (UBGT) ücretlerinin tahsili talebiyle İş Mahkemesi’ne başvuran işçiye karşılık davalı şirket, personelin görev sürecindeki trafik kazalarında tam kusurlu olduğunu ve mazeretsiz işe gelmemesi nedeniyle sözleşmesinin haklı nedenle sonlandırıldığını savundu.
İş Mahkemesi, tanık ifadeleri ve mevcut deliller doğrultusunda personelin fazla mesai alacağı bulunduğu için iş akdini haklı nedenle feshettiğini kabul ederek davayı kısmen onayladı.
İstinaf "günde 20 saat çalışma" hesabını uygun buldu
Dosyanın istinafa taşınması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), ambulans çalışanlarının acil vakalar sebebiyle düzenli mola veremediğini ve uyku ihtiyacını karşılayamadığını değerlendirdi. Günlük 4 saat ara dinlenme düşülerek 20 saat üzerinden yapılan fiili çalışma ve fazla mesai hesabını yerinde bulan istinaf dairesi, sadece kullanılan 28 günlük yıllık izin ücretinin yeniden düzenlenmesine hükmetti.
Yargıtay: "24 saatlik vardiyada fiili çalışma en çok 14 saattir"
Temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise yerleşik içtihatlara dikkat çekerek kararı oy birliğiyle bozdu. Kararda şu hukuki tespitler yer aldı:
-
14 saatlik üst sınır ve 3 saatlik fazla mesai: Ambulans şoförünün işin doğası gereği uyku ve zaruri ihtiyaçlarını karşılayabileceği, bu sebeple 24 saatlik çalışma diliminde fiili mesai süresinin en fazla 14 saat olarak kabul edilmesi gerektiği vurgulandı. Yasal günlük 11 saati aşan kısmın yalnızca 3 saat olduğu ve fazla çalışmanın bu süre üzerinden hesaplanması gerektiği belirtildi.
-
Bordro ve izin hesaplaması: Dosyadaki onaylı ücret bordrolarının mahkemece incelenmeksizin hüküm kurulmasının usulsüz olduğu kaydedildi. Ayrıca çalışanın yıllık izinde geçirdiği günlerin fazla çalışma hesabından düşülmemesi de bozma gerekçesi yapıldı.





