Sürece ilişkin hiçbir sorumluluk alınmadığını ifade eden Sarı, "39 belediye başkanının AKP'ye geçmesinden utanmıyor musunuz? Hiçbir öz eleştiri yapmayacak mısınız? Yok mu sayacaksınız bunu? Bu vebali yalnızca o 39 belediye başkanına mı yıkacaksınız?" dedi.

MYK gündemine ilişkin değerlendirmelerine Şanlıurfa’da meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremden etkilenen yurttaşlara geçmiş olsun dileklerini ileterek başlayan Sarı; piyasalardaki fon skandalından Adalar Belediyesi'ndeki başkanvekilliği seçimine, terörle mücadeledeki diplomatik adımlardan parti içi gelişmelere kadar pek çok kritik başlıkta değerlendirmelerde bulundu.

"50 milyar dolar buharlaştı, ortada kurumsal bir çürümüşlük var"

Toplantının en ağırlıklı gündem maddesinin sermaye piyasalarındaki "fon skandalı" olduğunu kaydeden Sarı, parti bünyesinde uzmanlardan teşekkül eden özel bir komisyon kurulduğunu bildirdi. 131 fon, 7 portföy yönetim şirketi ve 455 bin tasarruf sahibini doğrudan etkileyen devasa bir krizle yüz yüze olunduğunu belirten Sarı, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Takasbank, Saklama Bankası, Merkez Bankası ve MKK gibi denetleyici mekanizmaların ciddi ihmali bulunduğunu söyledi.

Tera Portföy Birinci Serbest Fonu üzerinden örnek veren Sarı, şu detayları paylaştı:

"12 kişinin bir araya gelerek kapalı bir fon kurduğu, hisselerde suni işlemlerle ('al gülüm ver gülüm' taktiğiyle) yüzde 5 bin ila 10 bin arasında akılalmaz değer artışları üretildiği görülüyor. Bu kârı nakde çevirebilmek için kapalı fonu hiçbir yasal izin almadan, 7 Temmuz 2025’ten itibaren TEFAS üzerinden halka açarak küçük yatırımcıya, Ayşe teyzeye, Ahmet amcaya satmışlar. Fonları boşaltıp haksız kazancı realize ettikten tam 11 ay sonra, 17 Haziran 2026’da SPK adeta lütfedip 4 milyon 435 bin lira göstermelik bir idari para cezası kesiyor. Yüzde 10 bin kazanç elde edilen bir tezgâha 4 milyon lira ceza verilmesi tam bir akıl tutulmasıdır.

Bu kapatılan fonların piyasa değeri olan 827 milyar liranın çok ötesinde ikincil hasarlar doğurmuştur. Fona konu hisseler taban serisine bağlayınca likidite krizi sağlam hisselere de sıçradı. Skandal patlak verdiğinde Borsa'daki şirketlerin toplam değeri 760 milyar dolarken bugün 709 milyar dolara geriledi. Yani bu yolsuzluk ve güvensizlik dalgasıyla yaklaşık 50 milyar dolarlık milli servet buharlaşmıştır; bu kayıp milli gelirimizin yüzde 3'üne tekabül etmektedir. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e soruyorum: Bu duruma neden zamanında müdahale etmediniz? Sizi kim ya da hangi odaklar engelledi?"

Irak ile Sincar mutabakatına tam destek

New York’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Irak Başbakanı arasında imzalanan güvenlik mutabakatına da değinen Müslim Sarı, "Irak sahasındaki terör unsurlarının temizlenmesini hedefleyen bu uzlaşmayı olumlu karşılıyoruz. Sincar bölgesinin gayrinizami silahlı gruplardan arındırılarak Irak merkezi yönetimine bırakılması ve Mehmetçiğin kontrolündeki üslerin aşamalı devrini terörün tasfiyesi açısından kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Süreç hızlandırılmalı; mesele yalnızca askeri ve güvenlik ekseninde bırakılmayıp kültürel, sosyal ve ekonomik kalkınma hamleleriyle kalıcı hale getirilmelidir" diye konuştu.

Adalar gerilimi: "Özgür Özel ya doğruyu söylemiyor ya da yardımcısından habersiz"

Adalar Belediyesi Başkanvekili seçimi sürecinde yaşananlara açıklık getiren Sarı, bağımsız üyenin CHP’ye katılımı ve yedek üyelerin davetiyle meclis aritmetiğini 6’ya yükselttiklerini ancak CHP listesinden seçilen 3 meclis üyesinin parti kararına aykırı hareket ederek AK Parti adayına oy verdiğini ifade etti. Bu 3 ismin kesin ihraç talebiyle derhal disipline sevk edildiğini bildirdi.

Bu sürecin YENİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Tüzün ile koordinasyon halinde yürütüldüğünü belgelerle açıklayan Sarı, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in iş birliğini inkâr eden açıklamalarına sert sözlerle yüklendi:

"Sayın Özgür Özel çıkıp 'Bizim saray aparatıyla iş birliğimiz olamaz' diyerek gerçek dışı beyanlarda bulunuyor. Elimde Adalar İlçe Seçim Kurulu’na verilen resmi yazılar ve üye formları var. Bunların tamamını Sayın Yaşar Tüzün ile mutabık kalarak hazırladık; seçimin pazartesiden çarşambaya ertelenmesine birlikte karar verdik. Özgür Özel ya kamuoyuna doğruyu söylemiyor ya da kendi genel başkan yardımcısının attığı adımlardan haberdar değil. Her iki ihtimal de vahim bir yönetim zaafıdır. Önümüzde İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi gibi kritik dengelerin olduğu süreçler varken bu ortak zemini kimse kibirle zedelememelidir."

"Özel 39 belediye başkanının AKP'ye geçişinin hesabını vermeli"

Özgür Özel’in "O belediye başkanlarının tamamı benim dönemimde belirlendi" yönündeki sözlerine dikkat çeken Sarı, eleştirilerini şöyle sürdürdü:

"Sayın Özel bu sözleriyle açık bir itirafta bulunuyor. Madem 'Bu isimleri tek tek ben seçtim' diyorsunuz; o halde belirlediğiniz 39 belediye başkanının AK Parti saflarına geçmesinden hiç mi hicap duymuyorsunuz? Çıkıp tek bir cümlelik özeleştiri vermeyecek misiniz? Suçu sadece o belediye başkanlarına veya iktidarın baskılarına atarak bu siyasi vebalden sıyrılamazsınız. 'Biz aday tespitinde hata yaptık' deme erdemini göstermelisiniz. Unutulmasın ki hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğinden daha büyük değildir."

Abant kampı ve İstanbul İl Başkanlığı değerlendirmesi

CHP’nin 25-27 Eylül tarihleri arasında Abant’ta milletvekilleri, parti meclisi ve MYK üyelerinin katılımıyla kapsamlı bir çalışma kampı gerçekleştireceğini duyuran Sarı; kampta yeni yasama dönemi yol haritasının, örgüt denetiminin ve yerel yönetimlere yönelik etik ilkelerin ele alınacağını aktardı.

Gazetecilerin İstanbul İl Başkanlığı görevlendirmesine dair sorusunu da yanıtlayan Müslim Sarı, "Bu konu bugünkü MYK toplantımızda masaya yatırılmadı. Sayın Genel Başkanımıza bu konuda daha önce tam yetki verilmişti. Genel Başkanımız yetkisini dilediği an kullanabilir" ifadelerini kullandı.

Kaynak: EKONOMİM