Hem İnegöl’de hem de Bursa’da ticaret odası seçimleri yapılacak. Ancak her iki bölgede ki seçimler, tatlı bir yarıştan öteye geçmiş durumda.
Siyaset içinde ki anlaşmazlıkların, gizli savaşların sandık yoluyla intikam aracına dönüşmesini gözlemliyorum.
TBMM’de bile koalisyon yapmayacak partilerin Ticaret Odası seçimlerinde ortak adayda buluşmasını da görebilirsiniz, parti içinde birbirlerine rakip olan siyasilerin sandıkta yaptığı savaşı da.
Amacı dışına çıkan rekabetlerin hem şehrimize hem de ilçemize hiçbir faydası olmaz.
Geçmişte bu tür rekabet ortamları, ciddi çatışmalara, geçimsizliklere, kırgınlıklara neden oldu. 40 yıllık dostlukların, arkadaşların nasıl yok olduğunu, insanların birbirlerinin kuyusunu nasıl kazmaya çalıştıklarına şahit olduk.
Bugünlerde yine benzer şeyler oluyor.
Geçmişte İTSO seçimlerinde görev yapmış başkanları sever sayarım. Ama bu seçimlerin hepsinde İnegöl ticaretinin gelişmesi adına yapılan rekabet değil, aynı davaya hizmet edenlerin gizli kapılar arkasında ki savaşları konuşuldu.
BTSO seçimlerine bir bakalım. Açık ara mevcut başkan İbrahim Burkay seçimin favorisi. O’na rakip olan Özer Matlı.
Kimse Burkay mı kazanacak, Matlı mı kazanacak? diye konuşmuyor. Yıllarca siyasette el ele kol kola gezip, gizliden birbirine düşmanlık besleyenlerin ikiye bölünüp, siyasette yapamadığı kavgayı BTSO’da yaptığını konuşuyor.
Peki bu durum İnegöl’de farklı mı? Geçmişte farklı değildi. Böyle giderse bu seçimde de farklı olmayacak.
Ne oldu bizim dostluklarımıza, kardeşliğimize, dayanışmamıza?
Düne kadar yere göğe sığdıramadığımız insanlar bir günde mi kötü oldu?
Biz İnegöl’ün başarı hikayesini siyasi kavgaların olmadığı dönemde yazdık. Kavgalarla, entrikalarla değil.
Siyasetçilerimizde kendi iç savaşlarının faturasını Ticaret Odası seçimlerinde kesmeye kalkmasın.
Ticaret Odası seçimlerinde tek odaklanması gerekilen konu, hangi adayın daha başarılı olacağıdır.
Yavuz Uğurdağ mı? Nedim İncebay mı? Yoksa Hakan Özdemir mi?
Kim daha iyi yapabilir? diye sormadığımız seçim, İnegöl’e ne katabilir ki?
Didişmeyi, laf atmayı, eleştirmeyi bırakın. Hepsi bu şehrin değerleri. Mesele en icraatçı olacak kişiyi göreve getirmek.
Biz siyaseten oluşan kırgınlıkların cezasını yıllarca çok çektik. Yeni bir fatura bize çıkarmayın.
Ankara-Bursa-İnegöl üçgeninde siyasetle arasında hiçbir problemi olmayacak, İnegöl’ün gelişimine katkı koyacak, görevi dışında başka hedeflere odaklanmayacak, makam sevgisi yerine, çözüm üretecek, yenilikçi ve idealist bir beyin İnegöl’e çok şey katar.
Mesele bu özellikleri kim de gördüğünüz…
Saygılarımla…