İş dünyası olarak bizler onlarca yıldır bize bahşedilen yeryüzü cennetinin kıymetini bilemedik. Aklımızı sadece bir sektöre odakladık. Kazandıkça sesimizi çıkarmadık. Büyüdükçe daha fazla sustuk, dünyaya açıldıkça konuşmaya kalkanları bile susturduk.
Ama artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…
Çünkü çürümüş dünya düzeninde biz ne kadar çabalarsak çabalayalım, dünyayı yöneten birkaç insanın iki dudağı arasındayız. Verecekleri kararlarla artık “ekonomi nasıl olacak?” diye düşünür hale geldik.
Bugün Trump ve Netanyahu gibi ne yaptığını bilmeyen insanlar yüzünden dünya diken üstünde.
Yeni dünya savaşanın çıkması an meselesi. Biz ne dersek diyelim tüm dünya ülkeleri eli tetikte bekliyor.
Ülkemiz de harıl harıl olası bir savaşa hazırlanıyor. Çünkü tüm uzmanların ortak bir görüşü var.
Dünyada ciddi bir gaz sıkışması var ve bu gaz bir gün patlayacak. Yani yeni bir dünya savaşı çıkacak.
Şimdi diyecekseniz, bunun İnegöl’le ne alakası var?
Yıllar evvel dönemin Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin benimde bulunduğum bir ortamda bugünleri işaret etmişti.
İnegöl Mobilyasını daha iyi noktalara getirmek için yapılan toplantıda ortaya öyle bir fikir attı ki; kimse bunu anlamadı.
O fikir şuydu; “İnegöl’e sadece mobilya gözüyle bakmayalım. Bugün mobilya sektöründe ciddi anlamda büyüyen firmalarımız var. Gelin ortaklıklar kuralım. Bugün kazandıklarımızla İnegöl’de katma değeri yüksek yatırımlar yapalım. Savunma sanayisi kuralım. Güçlerimizi birleştirerek İnegöl’de mobilya ile birlikte bambaşka bir hikaye daha yazalım.”
İşte o gün bu sözlerin bir karşılığı olmadı. Çünkü dönemin Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin’den beklenen yeni bir fikir değil, mobilya vizyonu üzerine yeni hamleler yapılmasıydı.
Bu sözler o günlerde bazı medya kuruluşları tarafından eleştirildi. Hatta o günlerde Hüseyin Şahin’i mobilyaya karşı olmakla eleştirenlerde oldu.
Ve aradan birkaç yıl geçmesinin ardından Türkiye’de Savunma Sanayi firmaları adından söz ettirmeye başladı. İha ve Siha’larla başlayan Savunma Sanayi Devriminde Türkiye, dünyanın en önemli üstlerinden biri oldu.
Peki o gün bu fikre sıcak baksaydık ne olurdu?
İşte en çok sorulması gereken soruların başında bu geliyor.
Bize o günlerde Hüseyin Şahin, İnegöl’ün kurtuluş reçetesini vermiş, biz anlayamamışız. Bu nedenle İnegöl adına kendisinden özür diliyorum.
Peki bugünden sonra ne yapmalıyız?
İnegöl’ün gelecek 50 yıllık planı ne olacak?
Bakın Bursa bir karar verdi. İnegöl-Bursa arasında yeni OSB planı yapıldı. Gıda üzerine yeni hikaye yazılacak.
Biz de İnegöl olarak ya bir plan yapacağız ya da yıllar sonra yine özeleştiri yapacağız.
Artık iş dünyası bir karar vermeli.
Tank, tüfek, mermi, İha, Siha, bomba yapamadık bari başka bir şey yapalım.
Tarım ve hayvancılık hikayesi yazalım mesela…
Çünkü geleceğin en stratejik alanlarından biri bu olacak.
Su ve gıda savaşları yaşanacak belki de…
Devasa yaylalarımız var, suyumuz var.
Dünya cenneti köylerimiz var.
Doğru hikaye ile ilgili gidildiğinde seni dinleyen ve destek vermeye hazır olan bakanlıklarımız var.
Birbiriyle uyumlu Bursa Büyükşehir Belediyesi ile İnegöl Belediyesi var.
Tek eksik o adımı atacak olanlar kahramanlar. İşte o’nları sahneye bekliyoruz.
Unutmayın hikayesi olmayanlar, başkalarının hikayesini okumaya devam eder.
Saygılarımla…