Tarihi yapılarımıza ve değerlerine sahip çıkmalıyız! Bir millet tarihi ile varlığını sürdürür. Tarihini yok sayan ve onu yok etmeye çalışan bir millet yok olmaya mahkumdur.
1099 Malazgirt zaferi ile yurt edindiğimiz Anadolu da, Selçuklu Devleti ve ardından 11 Beylik hüküm sürmüş ve bu Beyliklerin en küçüğü olan Osman Oğulları beyliği büyük bir devlet olarak İmparatorluğa sahip olmuştur.
Gerek Selçuklulardan ve gerekse Osman Oğulları döneminde birçok han, hamam, kümbet su kemerleri, medreseler, köprüler, camiler, kütüphaneler ve loncalar (birçok ticaret yerleri) tarihi eserler olarak günümüze kadar gelmiştir.
Bilecik’in İlçesi olan Söğüt, Osmanlının ilk Başkenti olmuş, kısa bir süre sonra fetih olunan Bursa Osmanlıya 27 yıl Başkentlik yapmıştır. Daha sonra Edirne’nin fethi ile de XVI.yy başlarında kentin Edirne olarak adlandırıldığı görülür. Edirne 1361 yılında I.Murat tarafından fethedilmiş ve İstanbul'un alınışına kadar 88 yıl (1365-1453) boyunca Osmanlı Devleti'nin başkenti olmuştur. Bursa da Osmanlı’nın önemli Sancağı olarak kalmıştır. Bu vesile ile Bursa ve çevresinde yukarıda belirttiğim tarihi eserler ile dolu Bursa da geçmiş dönemlerde çapraşık yapılaşmaya kurban edilen tarihi eserlerin birçoğu beton yığınları arasında adeta kaybolmuştu. Tarihi zenginlikler ile dolu Bursa da son yıllarda başlatılan bu eserleri koruma çalışmalarına cesur adımlar atan Belediye Başkanlarından Recep Altepe, Alinur Aktaş birçok tarihi yapının önlerindeki beton yığını yapıları yıkarak tarihi eserlerin birçoğunu gün yüzüne çıkarmışlardır. Bunların en önemlisi olan Ulu Caminin aşağısında ki Bakırcılar çarşısıdır. Yine bu tarihi eserin hemen karşısında bulunan Tophane bölgesindeki Bursa kalesinin önünü kapatan beş katlı iki bina yıktırılmıştır.
Tarih kokan ve turist çeken hareketli bir bölgede bu eserlerin önünü kapatan betonarme katlı yapıların çirkin görüntüden temizlenerek, Bursa’da bulunan bütün tarihi eserlerin de etrafları açılarak tarihi yerleri gün yüzüne çıkarılmasını Bursa Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Bozbey’in de katkılarını bekliyoruz!
Bence, Türkiye’nin tarihi eser zenginliğinin neredeyse Başkenti sayılan Bursa’ya bence, yapılacak en büyük hizmetlerden biridir. Gerek turizm açısından ve gerekse tarihimizi yok etmemek açısından detaylı çalışma ile tarihi zenginliklere sahip Bursa için bu hizmet gereklidir.
Geçtiğimiz günlerde İnegöl’ün tarihi alanları konusunda buna benzer bir yazım vardı hatırlarsanız:
“TURİZM İLÇEMİZE KATKI SAĞLAMASI İÇİN REKLAM ŞART!”
İnşallah bu konuda da Bursa Büyük Şehir Belediyesinin çalışmalarını bekliyoruz.
Gelelim 21-27 Ocak Osmanlı Haftasına: (1299-1923) tamı tamına 624 yıl hüküm sürmüş bir İmparatorluk dan söz etmek gerekirse, bence tek kelime ile başta adaletin ve dirayetin öneminin büyüklüğü sayesinde tarih sahnesinde bu kadar kalabilen bir imparatorluk yoktur.
Osmanlı Devletinin büyüklüğü sadece adalet ile ölçülmez. Avrupa da birçok feodal ve derebeylik düzenleri olan topluluk ve prensliklerin kendi halkına zulüm etmesi sebebiyle bu ezilen halk Osmanlı Devletinden yardımlar isteyerek sömürülen halkın çoğu bu esaretten kurtulmuş ve Osmanlının adaletine sığınmıştır.
Osmanlı’yı anlamak ve bu kadar uzun yıllar ayakta duran devlet için (21-27 Ocak Osmanlı Haftası) kapsamında Osmanlı devletini her yönü ile anlamaya yönelik birçok yerde konferans, söyleşi ve tarihçilerin anlatımları ile Osmanlı’yı daha iyi anlamış olacağız.
Bu büyük bir devlet sadece savaş, adalet ve yönetim şekli ile değil, kültür, sanat ve mimari yapıları: Hanlar, Hamamlar, köprüler ticaret merkezleri, meydanları ile de çağa damgasını vurmuş bir büyük İmparatorluk.
Böyle bir İmparatorluğu anmak ve bir haftaya sığdırmak az bile gelir.
Saygılarımla…