Sali, yolun ücretsiz kalacağı yönündeki açıklamaların yazılı ve hukuken bağlayıcı bir güvenceye dönüştürülmesi gerektiğini belirterek, özelleştirme sürecinin yakından takipçisi olacaklarını ifade etti.

İsmail Sali’nin açıklamaları şu şekilde;

“Öncelikle net olalım”

Değerli İnegöllü Hemşerilerim, Kıymetli Basın Mensupları;

Bursa Çevre Yolu’nun özelleştirme kapsamına alınmasıyla ilgili kamuoyunda oluşan haklı endişeleri ve sonrasında yapılan açıklamaları dikkatle takip ediyoruz.

Öncelikle net olalım:

Biz, vatandaşımızın bu yolu ücretsiz kullanmaya devam edecek olmasından memnuniyet duyarız. Ancak ortada cevaplanması gereken çok ciddi bir çelişki vardır. Bir tarafta Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlanan özelleştirme kararı, diğer tarafta ise AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan’ın, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile yaptığı görüşmenin ardından kamuoyuna açıkladığı “özelleştirme kapsamına alınsa dahi kesinlikle ücretli olmayacak” yönündeki güvence bulunmaktadır.

“Peki soruyoruz”

Peki soruyoruz:

Cumhurbaşkanı’nın imzaladığı resmî karar mı bağlayıcıdır, yoksa bir Bakanın sözlü güvencesi mi? Devlet yönetimi sözlü güvencelerle değil, hukuki düzenlemelerle yürütülür.Bugün “ücretsiz kalacak” deniliyor. Peki bunu Resmî Gazete’de açık ve bağlayıcı bir hüküm olarak neden görmüyoruz? Yarın şartlar değiştiğinde, Bakan değiştiğinde veya işletme hakkı özel bir şirkete devredildiğinde vatandaşımıza kim güvence verecek? Bizim itirazımız tam olarak bunadır.

“İki ileri, bir geri siyaseti”

Bugüne kadar sergilenen “iki ileri, bir geri” siyaseti de artık milletimizin dikkatinden kaçmıyor. Önce bir adım atılıyor, vatandaşın tepkisi ölçülüyor; millet uyursa uygulamaya devam ediliyor, millet uyanıp tepki gösterirse bu kez geri adım atılıyor ve yeni bir gerekçe hazırlanıyor. Devlet yönetimi, milletin tepkisine göre hamle yapılan bir deneme-yanılma alanı değildir. Hele ki söz konusu olan milletin ortak malı ve Bursa’nın can damarı olan bir yolsa, önce hamleyi yapıp sonra tepkilere göre pozisyon almak yerine, en başından şeffaf ve milletin yararını gözeten bir anlayış ortaya konulmalıdır. Bursa Çevre Yolu, Bursa’nın ve İnegöl’ün ortak değeridir. Milletin kaynaklarıyla yapılan bir yolun geleceği, birkaç cümlelik siyasi açıklamayla belirsizlikten çıkarılamaz.

“Madem ücretsiz kalacak”

Madem ücretsiz kalacak; O halde bunu yazılı, açık ve hukuken bağlayıcı bir güvenceye dönüştürün! Aksi halde vatandaşımızın şu soruyu sorması son derece haklıdır: “Bugün ücretsiz denilen yol, yarın neden ücretli olmasın?”

“Özelleştirme kapsamına alınmasına karşıyız”

Yeniden Refah Partisi olarak açıkça söylüyoruz: Biz bu yolun özelleştirme kapsamına alınmasına ve geleceğinin belirsizliğe bırakılmasına karşıyız. Bursa’nın trafik yükünü taşıyan, İnegöl’ün ulaşımı açısından hayati öneme sahip bu yolun işletme hakkının özel sektöre devredilmesini değil, kamu yararının korunmasını istiyoruz. Vatandaşımız vergisini veriyor, akaryakıt vergisini ödüyor, motorlu taşıtlar vergisini ödüyor. Devletin yaptığı bir yolun bakım ve işletmesi için neden özel sektöre ihtiyaç duyuluyor? Bu soruların cevabı açık, şeffaf ve hukuki dayanaklarıyla birlikte kamuoyuna verilmelidir.

“Yeniden Refah Partisi olarak takipçisiyiz”

Bizim derdimiz siyasi polemik değildir. Bizim derdimiz milletin hakkıdır. Bugün verilen “ücretsiz kalacak” sözünün yarın da geçerli olmasını istiyoruz. Bu nedenle yetkililere çağrımız nettir: Söz değil, güvence! Açıklama değil, hukuki teminat! Belirsizlik değil, şeffaflık istiyoruz! Bursa Çevre Yolu’nun özelleştirme sürecini ve bundan sonraki her adımı yakından takip edeceğiz. Milletin malı, milletin hakkıdır. Yeniden Refah Partisi olarak bu hakkın sonuna kadar takipçisi olacağız.

Kaynak: BÜLTEN