Evet, değerli okurlarım bugün hepimizin bildiği gibi, çağımızın vazgeçilmez olan araçlarından bilgisayarlar ve cep telefonları ile neredeyse bir bütün olmuş haldeyiz!

Teknolojinin daha ne kadar ilerleyip ve daha neleri görüp nelere şahit olacağımızı tahmin bile edemiyorum.

Gün geçtikçe yeni yazılımlarla bilgisayarlarımız uzay çağına uçuşa geçtiğini bu hıza ayak uydurmaya çalıştığımızı hep beraber yaşıyoruz. 7 den 77’ye cümlemizin elinden düşürmediği cep telefonlarını neredeyse tuvalete bile gittiğimiz de elimize yapışmış bu bilgi çağının dijital virüsü ile birlikteyiz!

Abartısız hiç birimizin elinden bırakmadığı hatta bırakamadığı bu aletin sürekli yeni markaları ve modelleri ile tanışıp dururken etrafımızda olanları görmezden geliyor, bu olanlara bitenlere de yine o dijital kutudan öğreniyoruz. Hayatımıza bu kadar etki eden çağın olmazsa olmazına öylesine kaptırmışız ki kendimizi, bir kimseye ev ziyaretine gittiğimizde bile onsuz yapamıyor sohbet anında bile illa bir açıp kontrol ediyoruz.

İşin bir de başka yerinden söz etmek istiyorum: Camiye ibadet için gelen cemaatin bir kısmı telefonu ne kapatıyor nede sessize alıyor. Neredeyse namaz boyunca zır, zır öttürüyorlar şu çağın vebasını!

Bizler mi abartıyoruz? Yoksa gerçekten Dijital Bağımlısı mı oluverdik? Gelin buna da siz karar verin.

Evet, son günlerde bir 5 G modası tüm ülkeyi sarmış durumda. Hangi kanalı açsanız GSM operatörlerin biri 5 G müjdesini anlatırken diğerleri de ayını şekilde insanları etkileyerek kendi operatörlerine yönlendirmeye çalışmaktalar. Peki nedir bu GSM?

GSM, Global System for Mobile Communications (Mobil İletişim İçin Küresel Sistem) ifadesinin kısaltmasıdır. 1980'lerin sonunda geliştirilen, ses ve veri iletimi sağlayan 2G tabanlı, dünya genelinde yaygın olarak kullanılan dijital bir hücresel ağ teknolojisi ve protokolüdür. Sürekli değişim gösteren ve güncel olarak hız ve kalite ile dünyayı kuşatan bu çılgınlığın sonu yok gibi.

Bir yandan yapay zekâ ile kanımıza giren bu dijital çılgınlığın daha uzun yıllar süreceği muhakkak. Tabi daha ne bilgi çılgınlığı yaşayacağımızı tahmin etmek güç olsa da varsayımlarla düşünecek olursak, yapay zekâ gibi bizlerde yapay olacağımızı görür gibiyim.

Bilgisayarları ve Cep telefonlarını bu saatten sonra tamamen hayatımızdan çıkarmamız mümkün değil. Ancak, çağın gereği olan cihazları lüzum olduğu zaman kullanmak daha akıllıcadır. Hele hele devletin bütün kurumlarında, özel sektörde ve hemen bütün ticaret alanında kullanma zorunluluğunu da göz önüne alırsak hayatımıza girmiş olan Dijital teknolojiden vazgeçmekte imkansızdır.

Yukarıda bahsettiğim gibi, bu araçları yerinde ve kararında kullanmanın önemini bilmemiz gerekir. Üstelik bu cihazların yaydığı radyasyonu da dikkate aldığımızda sağlığımızın da tehdit altında olduğunu unutmamak gerekir. Ve yine altını çizerek belirtmek istiyorum: ebeveynlerin de çocuklarına sınırlı ölçüde cep telefonlarını kullanmaları konusunda duyarlı olmaları gerekmektedir. Daha hayatının baharında olan çocuklarımızın hem derslerinden geri kalmaları ve hem de sağlıklarını tehdit ettiklerini düşünecek olursak bu aletleri çocuklarımızdan mümkün mertebe uzak tutmamız gerektiği kanısındayım.

Sağlı ve bilgi dolu günler dileği ile…