Hani güzel bir Özlü Söz vardır ya:

“Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer Kürkçü Dükkanıdır!” şimdi bu sözün ardından güzel bir fıkra ile yazıma devam etmek istiyorum. Bilindiği gibi hayvanlar âleminde kurnazlığı ile bilinen tek hayvan tilkidir. Bu hayvanla ilgili hikâyeler gülmece ve fıkralar bile mevcuttur. Şimdi bu fıkralardan birini anlatalım ve yazımıza dolandırıcılık ile ilgili yine mağdurları uyarmış olalım:

Yiyecek bulamamış aç tilki bir tavuk besicisi adamın bahçe duvarında bulunan küçük bir oyuktan zorlanarak içeri girip, iki tavuğunu boğazlayıp afiyetle yiyor. Karnını doyuran tilki gerinerek keyif çatarken adamda Tavukların feryadına yetişip, tilkiye elindeki değnek ile vurmak için üzerine hamle yapıyor.

Bu arada tilki can havliyle girdiği dar deliğe başını sokup çıkmak istiyor ama karnı yediği tavuklarla dolu olduğundan delikten geçemiyor. Kurnaz tilki birden kendini yere atıp sırt üstü boylu boyunca yatıp ölü taklidi yapıyor. Adam tilkinin başına varıp cansız yatan tilkiye bakarak:

“Ah ulan ölmemiş olsaydın, derini yüzüp kürkçü dükkânına satar yediğin iki tavuğun yerine on tavuk alırdım.” Diyerek cansız tilkiyi elindeki sopasıyla duvarın üzerinden fırlatıp atıyor. Tilki yere düşer düşmez koşarak ormana dalıyor. Adam içini çekerek:

“Ah ulan ah! Bir daha elime geçtiğinde ölüne dirine bakmadan derini yüzmesem bana yuh olsun!” der.

Aradan yıllar geçer. Adam iyice yaşlanmıştır. Bahçede dolaşırken duvardaki oyuğa bakıp:

“Hiç boşuna heveslenme oyuk! O tilki bu oyuktan girene kadar seni onarmayacağım!” der ve tam evine girmek üzereyken tavukların aynı feryadını duyar ve eline aldığı değnek ile oyuğun önüne dikilir. Bu defaki aynı tilki değildir ama adamın ahdi olduğundan ağzında bir civciv olan tilkinin kafasına değneği indirir. Tilki ağzındaki civcivi salar. Ve oda ölü taklidi yapar. Boylu boyunca yatıp hareketsiz durunca adam:

“Hiç boşuna heveslenme ölüde olsan, diride senin yerin kürkçü dükkânı!” der.

Evet, bu fıkranın ardından şimdi gelelim bizim iki ayaklı tilkilerin kurnazlığına:

Ülkemiz öyle bir hal aldı ki, insan kime güveneceğini şaşırıyor. Geçenlerde ATV kanalında Tatlı Sert programına bir bayan katılmış birkaç kişiye yedi milyon lira kaptırdığını yana yakıla anlatıyor. Arkadaş şu sosyal medya öyle bir hal aldı ki dijital dolandırıcılık mesleği de sürekli hızla çağ atlıyor. Şimdi gelelim şu kadının şikâyetine: Bahsi geçen kadını birkaç kişi sosyal medya aracılığı ile tanışıp dolandırmışlar. Be mübarek kadın insan bir kez dolandırılır. İki üç derken her kese inanıp kolundaki bileziklere varana kadar satıp paranı kaptırır mı? Bundan da uslanmayan kadın aileden ve yakınlarından da borç alarak dolandırıcılara yine peşkeş çekmesi akıl alır gibi değil.

Bak tavukçu bir kez numara yutmuş. Ama sonunda tilkiyi kürkçü dükkânına götürmeyi başarmış. Haydi, bundan da geçtim. Ben kaç yıllık gazeteciyim arkadaş şu sosyal medya da şunu paylaşayım, şununla yazışayım. Tanımadığım bir numaraya bile itibar etmiyorum. Ortalık kurnaz tilki doluyken böyle saf hareketler sergilerseniz bir defa değil yüz defa da dolandırılırsınız.

İşin bir başka yüzü de; dolandıran kimse zorla birinden para isteyip gasp gibi veya hırsızlık gibi suç olacak bir şekilde para veya ziynet eşyasını almıyor. Ya evlenme vaadi ile veya hastam var tedavi ettireceğim gibi kendini acındırarak saf inan kişilerin paralarını alarak dolandırıcılık yapıyorlar. Ortada zorlama olmadığından da insanlar bir şey yapamıyorlar. Bunun için sürekli cep telefonlarımıza gerek güvenlik güçlerimiz tarafından ve gerek se televizyon gibi yayın organlarımızdan vatandaşları uyararak, tanımadığınız bilmediğiniz birine güvenip para veya değerli eşyalarınızı kaptırmayın. Diye uyarılar gelmesin rağmen hala neyin kafasını yaşadıklarını anlamak ta mümkün değil.

Hemen her gün televizyonlarda bu ve buna benzer çeşitli dolandırıcılıklar anlatılırken ve örnekleri verilirken hala inatla bu vicdansız yaratıklara inanarak mağdur duruma düşmenin mantığına şaşmamak elde değil!..