Bugün bize son derece sıradan görünen bazı yerlerin, bundan yıllar önce bambaşka bir anlamı vardı.

Hatta bazıları mezarlıktı.

Bugün üzerinden araçlarla ya da yaya olarak yanından geçip gittiğimiz veya çevresinde günlük hayatımızı sürdürdüğümüz bazı noktalar, geçmişte İnegöl’ün mezarlık haritasının parçalarıydı.

İnegöl büyürken bazı mezarlar yer değiştirdi.

Kimi yol için taşındı.

Kimi şehir düzenlemesi nedeniyle kaldırıldı.

Kimi baraj sularının altında kaldı.

Kimi tarihi mezar taşları ise yıllar sonra yeniden eski yerine götürüldü.

İşte İnegöl’ün yer altında kalan tarihi hikayelerinden biri de bu…

BİR YOL YAPILDI, TARİHİN YERİ DEĞİŞTİ

Tarihi kayıtlarda yaşanan en dikkat çekici taşınma hikayelerinden ilki İshak Paşa Külliyesi çevresinde yaşandı.

1937 yılında bölgede gerçekleştirilen yol ve çevre düzenlemeleri sırasında İshak Paşa Camii çevresindeki hazire(türbe ve mezarlar) kaldırıldı.

Burada bulunan mezar taşlarının bir bölümü Orhaniye Mezarlığı’na taşındı.

Düşünün...

Yıllarca insanların ziyaret ettiği, geçmişin önemli isimlerinin toprağa verildiği bir alan, şehrin değişen ihtiyaçları nedeniyle ortadan kalkıyor.

Ama hikaye burada bitmiyor.

İshak Paşa'nın kabri de bulunduğu yerden alınarak eşi Tacünnisa Sultan Hatun'un türbesinin içerisine naklediliyor.

Bugün İshak Paşa Külliyesi'ne baktığımızda bunu fark edebilen var mı?

Bir anlamda taşların ve kabirlerin yer değiştirmesi, aslında şehrin geçmişinin de yer değiştirmesi anlamına gelmiş oldu.

TARİHİ MEZAR TAŞLARI 70 YIL SONRA GERİ DÖNDÜ

İshak Paşa Camii çevresinden Orhaniye Mezarlığı'na götürülen tarihi mezar taşlarının bir bölümü yıllar sonra yeniden eski yerine getirildi.

2000'li yılların başında Orhaniye Mezarlığı'nda bulunan 18 tarihi mezar taşı tekrar İshak Paşa Külliyesi'ne götürüldü.

Yani yaklaşık 70 yıl önce yerinden edilen tarih, bir anlamda yeniden evine döndü.

Bu bana hep şu soruyu düşündürüyor:

Bir şehrin tarihini yalnızca binalar mı oluşturur?

Bazen bir mezar taşı, bir kitabeden çok daha fazlasını anlatmaz mı?

ORHANİYE'DE 27 MEZARIN YERİ DEĞİŞTİ

İshak Paşa örneği tek değil.

2012 yılında Orhaniye Mezarlığı'nın Ankara Caddesi'ne bakan bölümünde yol genişletme çalışması yapıldı.

Bu çalışma sırasında 27 mezarın yeri değiştirildi.

Mezarlar başka bir şehir veya başka bir mezarlığa gönderilmedi.

Yine Orhaniye Mezarlığı içerisinde uygun alanlara nakledildiler.

Bugün o caddeden geçen kaç kişi, yolun genişletilmesi sırasında bazı kabirlerin de yer değiştirdiğini biliyor?

Muhtemelen 2 elin 10 parmağını geçmez.

Çünkü şehir değişirken, şehirle birlikte hafızamız da değişiyor.

RÜŞTİYE’DE DE BENZER NAKİLLER OLDU?

Mezarların taşındığı rivayet edilen diğer bölge ise İnegöl-Eskişehir Karayolu üzerinde yer alan Rüştiye Köyü oldu. D-200 karayolunun genişletilmesi kararı sonrası on’larca mezar yerinden kaldırılarak mezarlık içinde ki farklı bir noktaya nakledildi.

HAMZABEY’DE MEZARLARI BU KEZ YOL DEĞİL, SU ALDI

İnegöl'de mezarların yer değiştirmesinin bir başka nedeni ise yol değil, barajdı.

Boğazköy Barajı'nın yapılması esnasında Hamzabey köyünde ki eski mezarlıkların bir bölümü su altında kaldı.

Baraj su tutmadan önce bazı aileler yakınlarının mezarlarını yeni mezarlığa taşıdı.

Fakat bütün mezarlar taşınmadı.

Sonuçta bazı kabirler yeni mezarlığa götürülürken bazıları eski yerlerinde kaldı.

Ve o mezarlıkların bir bölümü bugün baraj gölünün altında.

Su çekildiğinde ise saklı tarih yeniden yüzeye çıkıyor.

Bir zamanlar insanların yakınlarını ziyaret ettiği mezarlar, bugün suların altında sessizce bekliyor.

İNEGÖL’DE KAYBOLAN BAŞKA MEZARLIKLAR VAR MI?

Asıl soru belki de burada.

İnegöl'ün eski mezarlık haritasını bugünkü şehir haritasının üzerine koyabilsek, acaba nasıl bir görüntü ortaya çıkardı?

Tarih araştırmalarında Cuma, Sinanbey, Yenice ve Hamidiye mahallelerinde geçmişte bulunan bazı eski mezarlıkların 1937 dönemindeki şehir düzenlemeleri kapsamında kaldırıldığı aktarılıyor.

BİZ ŞEHRİN SADECE BUGÜNÜNÜ MÜ BİLİYORUZ?

Bence bu hikayenin asıl düşündürücü tarafı burada.

İnegöl'ün nüfusu artıyor.

Yeni mahalleler oluşuyor.

Yeni yollar açılıyor.

Eski yollar genişliyor.

Yeni binalar yükseliyor.

Şehir sürekli değişiyor.

Ama bu değişimin içerisinde geçmişin izleri de yavaş yavaş kayboluyor.

Bir mezar taşının yerinden kaldırılması yalnızca birkaç ton taşın başka bir yere götürülmesi değildir.

O taşın üzerinde bir isim vardır.

Bir tarih vardır.

Bir aile vardır.

Bir dönem vardır.

Ve bazen koskoca bir şehrin geçmişine dair bildiğimiz tek iz, o taştır.