Bugün sizlere bir eğitimci olarak kuaförde başımdan geçen bir olayı paylaşmak istiyorum. Devlet okuluna giden 4. sınıf öğrencisi online eğitime girmeye çalışıyor. Ancak P4C ne olduğu hakkında pekte bir bilgisi yok.

Anneye soruyor, anne bilmediğini söylüyor. Kısa sürede anne-çocuk polemiğe giriyorlar. Neyse ki tesadüf eseri bizler orada olduğumuz için bu küçük yavrumuzun derse girmesini sağladık.
Eminim ki şimdi sizlerde aynı soruyorsunuz? P4C’de neyin nesi?
1960 yılında Colombia Üniversitesi Felsefe Profesörü olan Matthew Lipman ortaya bir tez attı. Kısa adı P4C olan (Philosophy for Children) teorisi, çocukların ezberlemek yerine eleştirel, yaratıcı, iş birlikçi ve özenli düşünme becerilerini sorgulayarak geliştirmelerini sağlayan bir eğitim modeli olarak geliştirildi.
Matthew Lipman’ın geliştirdiği bu model günümüzde bazı özel okullarda uygulanıyor. Ancak bu modelin savunucular, kariyer yapma peşinde olan eğitim koçları ve kişisel gelişim uzmanları.
Son yıllarda bu modele ilişkin çok sayıda seminerler verilmeye başlandı. Özel konuşmacılar davet ediliyor. Eğitim verilen kesim ise sadece öğrenciler.
Anne-babaların dahil edilmediği bu yöntemle ne denli başarı sağlanıyor? Sorusunun tek bir cevabı var. Tamamen sıfır.
Mesele P4C modelinin yanlışlığında değil. Bu modelin anne-babasız hayata geçirilmesi ve özel okullarla sınırlandırılması kusurlu.
Ve diğer gördüğüm kusur ise davet edilen konuşmacıların eğitim sisteminde ki yenilenme yerine kendileri daha çok ön plana çıkarmaları.
Eğitimde yapılan doğrular, yanlış yaklaşımların ve gereksiz kariyer planlamaların gölgesinde kalıyor.
Temel hedef sadece bilinçli bir öğrenci olmamalı, bilinçli bir anne-baba modeli de gerekli bizlere. Çünkü eğitim önce evde başlıyor.
Nacizane önerim; HAYAT; doğal bir OKUyuşla PAYLAŞmak‘’sa o zaman adaletli davranıp P4C gibi eğitim modellerinin eğitimleri devlet ve özel eğitim kurumlarında eş zamanlı yapılmasıdır. Saygılarımla…