Bizim için Adana deplasmanının önemini zaten anlatmaya gerek yoktu.

Zira yeni hocamız Koray Palaz ile kalan maçlarda gerekli puanları alıp adımızı play-off’lara yazdırma derdinde idik. Zaten Erzincan galibiyeti bunu ne kadar istediğimizin açık göstergesiydi. Rakip Adana FK ise bunca bahis cezalı oyuncu girdabına rağmen zirveden kopmamış ve bizi geçmenin ne anlama geldiğini gayet iyi biliyordu. Maça iyide başladık. Fakat Özcan'ı ilk 11’de göremeyince biraz şaşırdık. Zira son haftaların en tartışılan futbolcusu idi ve bize skor anlamında katkı sağlayacak 3-4 oyuncudan biriydi. Dedik vardır bunda bir hikmet. Rakip oyunu kendi yer alanında kabul ediyor. Biz ise rakibi hataya zorlayıp gol arıyorduk. İnanın bütün bunları yaparken 1 puan cepte ama 3 puan çok uzak değil modunda idik. 2.yarının başında Yasin Ozan klas gol attı. Bu defa rakip üstümüze gelir ofansif oyuncular ile 2’yi bulup skoru perçinler umudu yaşarken duran topta Adana golü buldu. Golü yemek mesele değil de o kadar rahat bırakıp buyurun topa vurun demek zor olanıydı. Ardından Yasin ile kaçan net pozisyonlar kırılan umutlar ve yaptığımız sayısız bireysel hatalar sonucu fark 4’e çıktı. Maçın ince nüansları ise kaçırdığımız net pozisyonlar 2 gol yiyip geriye düşmemize rağmen çift forvete dönüp risk almamız gerekirken Hasan Alp’in 87.dakikada oyuna girmesi ise zaten bizim için işin nereye gideceğini göstermiş oldu.
Kalan maçlarda ne yaparız bilemem bu mağlubiyet sonrası Koray hoca ile yollar ayrıldı. Onun İnegölspor macerası da 3 hafta sürmüş oldu. Matematik olarak play-off şansımız devam ediyor. Elazığ ve Ankaragücü maçları bize sezon karnesini bir anlamda verecektir. Fakat buraya kadar gelip bunca ikramı geri çevirmek, insanı açıkça fazlasıyla üzüyor. Yoksa bana göre bu sezon fazlasıyla başarılı olduk zaten…