Aslında 6 haftalık maç programında en takıldığım maçlardan biri Kastamonu idi. Sebebi ise iç sahada bu takıma karşı şanssız oluşumuz.
Fakat oyun karakterimizin her geçen hafta yükselerek sürmesi bu noktada da umudumu arttırdı. Balçık tarlasını andıran sahada önce mücadeleye durgun başladık. Ardından devreye takımın turboları girdi. Sağlı sollu ataklar ile rakibi bunalttık. Üst üste köşe vuruşları kullandık. İlerde çok adam ile yakaladığımız bir anda rakibin kontrası ile de yenik duruma düştük.
Gol sonrası duran toptan Ahmet’in kafası ile beraberliği hemen sağladık. Bu bizim için iyi oldu. Ardından sahada tempoyu artırarak rakibe nefes aldırmadık. İnanın sağbek Enes Brezilya milli takımının efsane beki Cafu ayarında oynadı. Bu mücadelesinin karşılığında da golü attı. İlk yarı soyunma odasına önde girdik. Fakat benim düşüncem 3.golü bulamasak işimizin zor olacağıydı. Öylede oldu. Fakat devrede Hüseyin Afgan'ın çıkması sanki bizim el freni çekmemize neden oldu. Yaklaşık 2.yari 20 dakika uyuşuk moda devam etti. Tempomuzun düştüğü anda Kastamonu beraberlik golünü buldu ki, yediğimiz 2 golde bize hiç yakışmadı. Durarak ama ayağa ve alan savunma disiplini hiç bırakmayan konuk ekipte 1 puanı alırken sayısız gol fırsatı kaçırdı. Bizimde onlara bu sayede katkımız oldu.
Bana göre maçta iki penaltı var. Biri bizim biri onların. Hakem bunları es geçti. Faullerde kimseye inanmadı. Allah’tan sakatlık olmadı. Ama bu da ortaya süper seyir zevki olan bir maç ortaya çıkardı. Seyirci mükemmeldi. Hiç durmadı. Hiç susmadı. Takım sahada adeta savaştı. Elinden gelen her şeyi yaptı. Futbol ambiyansı olarakta, ortam dört dörtlüktü ama bunlara rağmen 3 puan olmadı. Ne diyelim canınız sağ olsun…